Acı tebessüm lerinde kaç aşkın idamı var ki; kan damlıyor dudaklarından.
Güzelliğin aşk ritüellerinde sevgiyi yutan Kara delik olmuş, albeninin metafor.
Masum güzelliğinin ardına saklanıp kaç aşığı talan ettin yalancı ışığında.
Ari yalnızlığımı imgelerinle süslerken
Şah damarıma enjekte ettiğin aşk zehiri tüm hücrelerime yayıldı ya; hapsettiğin gözlerinin büyüsünde güzelliğine yanarak ölüyorum sevgili.
Beni benden alıp giderken, sana yazdığım şiirlerin dinletisinde aşk şarabını yudumlarken şuh kahkahalar atıyorsun sevgili.
Ama sen, mutluluğun ne olduğunu hissedemeyecek kadar taş kalplisin.
Yine de, sevebilme yetisini yitirmedim.
Kocaman evrende sevilebilecek o kadar çok güzellik var ki, bunu ancak sevenler anlar.
Yağmur düşlerime gözlerimden yağmur yağdıran adamım.
Acı sular şakaklarımdan süzülürken yıldız ışıkları iner gözlerime.
Hasretin son halinde yaşadığımız güzel günler düşer aklıma.
Ağustos böceklerinin şarkılarına eşlik eder tınılarım.
Gönlümün körfezine mavi sular değerken rüzgârın armonikası eşlik eder onuruma.
Onurluyum, çünkü ben, sevilmeden sevmeyi göze almışım.
Beni, bıraktığın yerde arama.
Artık başka boyuttayım.
Kendimi dünyadan soyutlarken heybemde sadece mutluluğa karışan hüzün var.
Ben, böyle iyiyim, iyiyim.
Kayıt Tarihi : 28.8.2025 22:13:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!