Sırtında hor kamburu,
Ayağında kusuru,
Elinde kundurası,
Bağırıyor boyacı...
Ak bürümüş sakalı,
Kırışmış başta keli,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Rızkı için çalışan herkesin işi kutsaldır. Şimdilerde ayakkabı boyatanda kalmadı artık ya kendimiz boyuyoruz yada atıp yenisi alınıyor artık. Nostalji olmuş.
Mesɑfeler ne kɑdɑr uzɑk olursɑ olsun sevgisini her zɑmɑn üzerimde hissettiğim dün de bugün de yɑrın dɑ hep yüreğimiz kɑdɑr yɑkın olɑn bɑbɑlarımız her zaman kalbimizde yaşayacaktır.Sevgili hocam kalemini bu güzel şiirini babalar gününü kutluyorum..
O boyacı..
Gözleri ayakkabıda
İşini yapar, alır parasını..
Ya 'göz boyayanlar?'
Altı dökülürken, üstünü cilalı gösterenler. Sahtekarlar..
Şatafat, gösteriş.. Doğrudur.. Onlar da ölür, dökülür boyaları..
Kutlarım Safet Bey, Kardeşim.
Gerçekten çok duygulandırdı beni. Boyacılığı yapması sadece alın terinden kutlarım efendim++10 antolojim.
insanlığı yeter o boyacımın
Üç beş kuruş elinde,
Türlü alet belinde,
“Boyacı...” der dilinde,
Bağırıyor boyacı...
Kutluyorum duyarlı ve insan yüreğinizi
saygı ve sevgilerimle...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta