Akşamın camdan sızan soğuğu, pencerede unutulmuş bir nefes gibi duruyor. Masanın üzerinde bir boşluk var; gün boyu söylenmemiş cümlelerin tortusu gibi.
Sigaranın ucu düşüncenin kıyısı—yanıp sönüyor; sanki zaman tam orada durup beni tartıyor. Rüzgâr, perdeleri değil içimi aralıyor. Bekleyiş dediğim şeyin aslında bekleyen bir ben olduğunu fark ediyorum ama adını koymadan; çünkü adlar ağır ve ben hafif kalmak istiyorum.
Sevgi, masanın kenarında unutulmuş bir ihtimal gibi duruyor; kapıyı açıp açmamak arasında sallanıyor ve her sallanışta yalnızlığın sesi biraz daha çoğalıyor.
İçimden bir çocuk geçiyor; elinde çiziksiz bir susuş var. Cebinde büyümemiş bir saat taşıyor, tik takları yok—sadece duruşu. Boşluğa dokunmadan geçmeyi öğrenmiş.
Biz ne zaman içsek,
Köfte geç gelir
Ve oturur muhabbetin terkisine
Çıplak bir efkar sözcüğü
Biz ne zaman içsek,
Devamını Oku
Köfte geç gelir
Ve oturur muhabbetin terkisine
Çıplak bir efkar sözcüğü
Biz ne zaman içsek,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta