Dünyanın geldi gitti sini gel bu gün boş ver
Doluya kapılma, boşu da boş ver.
Bir son nefestir aslolan, gerisi yalan,
Bir son nefes kalsın, artanı boş ver.
Boş ver ey insan-ı kâmil, vallahi boş ver.
O da boştu, şu da boştu, bunu da boş ver.
Üstüne zimmetli iki metre bez,
İbrişimi, ipeği, atlası boş ver.
Ömür uzun mudur, kısa mıdır, kim bilir?
Bilen var mı yönünü, hangi yoldan gidilir?
O tahterevalliye ne zaman ki binilir,
Gerçek olan o yol, bütün yolları boş ver.
Madem dünyanın bağı bozulmuş,
Teveği, asmayı, üzümü boş ver.
Bütün ürünü şarap et, koy kadehine;
İçebildiğince iç, artanı boş ver.
Anlayan anlar, Hayatı bu alanda.
Tacını, tahtını, katını boş ver.
Mademki “vay nefsim” hâkim dünyada,
Oğlanı, kızı, torunu boş ver.
Dünya boş ise; niye ki bunca cefası?
Edindiğin mal olur ise başının belası?
Sana ait olan sade müezzinin salası,
Sazı da, sözü de, düzeni de boş ver.
Kayıt Tarihi : 25.1.2006 15:12:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!