BOŞ KALAN KOVAN
Oysa insan,
kul olmak üzere indirildi bu âleme.
Kulluğun ilk eşiği
nefes almaktı;
canı emanet bilmektir.
Ne kul oldular Hakk’a,
ne de kul olabilecek gönüllere
yol verdiler.
Nice canları hayattan koparıp,
geriye
ruhsuz bir beden
ve boş bir kovan bıraktılar.
İçini dolduramadıkları
heveslerle,
dünyalıklarla,
adı büyük, özü eksik ideallerle
bırakıp gittiler;
kocaman bir hiçlikle…
İstanbul, 12.12.2024 - 00:58
Muhammed Bozbey
Kayıt Tarihi : 3.1.2026 14:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Adam, bir canın toprağa verilişini izlerken fark etti: Ölen beden değildi; emanet unutulmuştu. İnsanlar hayatı sahiplik sandı; oysa can, yalnızca nefes süresince tutulmuş bir sırdı. Kimi bu sırrı korudu, kimi onu ideallerin, hırsların ve adını yücelttiği davaların altında ezdi. Bir can koparıldığında geriye sadece bir beden kalıyordu; içi boş, sesi suskun, manası dağılmış. Adam, boş kalan kovana baktı ve fısıldadı: “Bir kurşun kadar hafif miydi hayat; boş bir kovanın içine sığacak kadar mıydı idealler?” O an anladı: Kul olmak, öldürmekle değil; yaşatmakla başlıyordu. Ve insan, emaneti unuttuğu yerde kocaman bir hiçliğe dönüşüyordu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!