Nasıl bir mücadele bu kavga neyin nesi
Tanrım çok mu gördün rahat bir tek nefesi
Almadım şu dünyadan ben geçici hevesi
Yargılama sen tanrım bu ses kulunun sesi
Bir elimi doldursam öteki boş kalıyor
Bir kulun feryat figan öbür kulun gülüyor
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Tanrım sana sevdalı tanrım sana aşığım
Vicdanla merhametle dolu benim kaşığım
Yollarında mecnunum yollarda dolaşığım
Elimde bir boş beşik hep boşa sallanıyor
YÜREĞİN DERT GÖRMESİN.
ŞİİRİN ÇOK GÜZEL.
Manalar çok güzel
bu manayı ifade ise
ondan da güzel.
Belki de şöyle demeli;
'Bu dünya ebedi kalmak için
yaratılmış bir menzil değildir.
ancak ebedi ve sermedi olan
dar-üsselâm menziline davetlisi
olan mahlukatın içtimâları için
bir han ve bir bekleme salonudur'
BELKİ ONUN İÇİN BÖYLE (NE YAPALIM?)
Muhabbetle selamlarım efendim.
Bedri Tahir Adaklı
Gönül beşiğinden nice şiirler büyüten şaireyi,Tanrı birgün bebek beşiğini doldurarak ödüllendirsin dilerim
Tanrım sana sevdalı tanrım sana aşığım
Vicdanla merhametle dolu benim kaşığım
Yollarında mecnunum yollarda dolaşığım
Elimde bir boş beşik hep boşa sallanıyor
can-ı gönülden kutlarım gönlüne göre olsun selam ve dua ile
Kaleminize sağlık..Kutluyorum..Saygılarımla..(+)ant.
Tebrikler.
Gönülden tebrikler.
filmini fatma girikten görmüştük....Boş beşiğin...şiirinide sizden görüyoruz...her şeyin gönlünüzce olmasını dilerim...beğeniyle okudum saygılarımla..
Nasıl bir mücadele bu kavga neyin nesi
Tanrım çok mu gördün rahat bir tek nefesi
Almadım şu dünyadan ben geçici hevesi
Yargılama sen tanrım bu ses kulunun sesi
Değerli gönül dostu değerli insan Gül Eser Baser yüreğinize sağlık güzel bir şiir yazmışsınız beğeniyle okudum temenim yaşadığınız müddetçe güzel ve problemsız bir hayatınız ve böylesi bir dünyada dima güler yüzlü kalmanız...
başarılar
Mehmet Çobanoğlu
şiirinizi okurken bir an kendimi düşündüm aslında bu soruları yıllardır kendime soran biriyim
öylesine ince denge ve ayar gerektiren bir durumki bu biz aciz kulların çözmesi mümkün değil
ben sevinirken diğeri üzülüyor böyle acı bir durumda var iki takımın mücadelesi gibi
inşallaah hep cimbom yener arzusu var ama yendiklerimiz üzülüyor biz sevinirken
siz şiirin finalinde ilahi aşkı bulmuşsunuz güzel olan budur gerisini boş verin saygılarımla
tebrikler sayın şairim
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta