Yelkovan bıkmış akrebin ardından.
Zaman peşmekeş pusuda yine.
Gün güneşten muzdarip.
Gecem yine çekilir sessizlige.
Bir adım atsan duyulur.
Yoklugunda bomboş şehirde.
Ne bahar aglamaklıdır geldigine.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




OLDUKÇA HOŞ BİR ŞİİRDİ...
KALEMİNİZ DAİM OLSUN.
SAYGILARIMLA
Günah benden gider... ben sadece Tek şiirlik şair Teyfik'in elçisiyim... Diyorki; Kendi gibi şiiride boş hemde bomboş yine sallamış... tek şiir yaz Özdemir ama şiire benzesin.
Teyfik Göksoy
Durum ve duygular güzel ifade edilmiş. Tebrikler.
Duygular akıcı biçimde ifade edilmiş.
Yelkovan bıkmış akrebin ardından.
Zaman peşmekeş pusuda yine.
Gün güneşten muzdarip.
Gecem yine çekilir sessizlige.
Bir adım atsan duyulur.
Yoklugunda bomboş şehirde.
Ne bahar aglamaklıdır geldigine.
Ne kaybolanlar gittigine.
Bense aglamaklıyım eksikligine.
Dindirmeni beklemem.
Şüphem, benimle aglayabilecegine...
ADI BOŞ AMA İÇİ DOLU DOLU BİR ŞİİR. YÜREKTEN KUTLUYORUM ŞAİRİM. SAYGILAR...
YÜREĞİNE SAĞLIK DOST KALEMİN DAİM OLSUN...TEBRİKLER...SEVGİYLE KAL LÜTFEN...TAM PUAN
'Yelkovan bıkmış akrebin ardından,
Zaman peşmekeş pusuda yine.
Gün güneşten muzdarip,
Gecem yine çekilir sessizliğe.
Bir adım atsan duyulur,
Yokluğunda bomboş şehirde.
Ne bahar ağlamaklıdır geldiğine,
Ne kaybolanlar gittiğine,
Bense ağlamaklıyım eksikliğine.
Dindirmeni beklemem,
Şüphem, benimle ağlayabileceğine.'
Tebrikler toprağım.Kalemini,yüreğini ve bu güzel şiirini tebrik ediyorum tam puanla.Selam ve sevgilerimle...
159-ARAMA
Eğer birgün arayacak olursan beni,
Sakın ha!
Mutlu insanlar gelmesin aklına.
Gülen bir göz,
Çocuksu bir yüz,
Sapasağlam bir vücut arama.
Tüm insanlığımı ve mutluluğumu,
Ve her şeyimi sana,
Bırakıp gittiğimi hatırla.
Sonraaaa,
Varlığımın özleminle eridiğini düşünerek,
Yıllar geçsin zihninden.
İşte o zaman,
Hatırlayacak olursan beni:
Solgun yanaklarımla,
Titreyen dudaklarımla,
Ve nemli gözlerimle,
Karanlık gecelerin ortasında,
Ölüme terk edilmişliğimle,
Hasta bir yaratık gibi,
Ecelin pençesinde,
Çökmüş,çürümüş vücudumla hatırla.
Çünkü ben bugün böyleyim işte.
Senden uzaklaştıkça,
Aşktan,yaşamaktan,
Zevkten,mutluluktan,
Her şeyden,her şeyden uzaklaştım.
Nazım İNCE
Çukurova'nın Gülleri
Şiire bomboş demek olur mu hiç.İçi özlem hasret yüklü güzel bir şiir.Kutluyorum kaleminizi.
Bense aglamaklıyım eksikligine.
Dindirmeni beklemem.
Şüphem, benimle aglayabilecegine.
Adı bomboş ama kendisi dopdolu... yüreğinize sağlık...
dopdolu duyguların dizelerine sevgiler...
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta