Issız gecelerin koynuna yürüyen çıplak bir çift ayak gibi, üşüyor.
Çıplak çünkü bahar sadece kuru mevsim ağaçlarının çarpık dudaklarına açıyor beyaz çiçeklerini.
Oysa yalnız su hatlarını düşünüyor.
Kazılmış ve yıpranmış bir cehennem kuyusundan su çıkartır gibi korkuyor.
Korkuyor çünkü bunu yapmak zorundayken çıkarılan tozlar göğü kaplıyor pembece.
İşte ben o yaz bir adam gördüm, üzerine yapışmış bir ceketler uzun saçlarını dağıtıyordu. Bana gelip buraların halini anlatırken oldukça sakin ve umarsızdı.
İşte böyle büyüyen küçük bir şehir.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta