Direncim kalmadı benim. Gökteki tüm yıldızları sırtımda taşımaya. Dünyadaki bütün pislikleri yutmaya, insanlara katlanmaya. Umudum, umutlarım bir bir döküldü toprağa. Bu yüzden çaresiz kaldım bu savaş alanında. Ne bir kalkanım nede bir kılıcım var ellerimin arasında. Her adımda düştüm bir çukura ve yıprandı tenim, yansıdı ruhuma. Ruhum bedenimden daha bitkin, düşlerim çekilmiş bir köşeye kan ağlamakta. Öyle ağlamaklı yaratılmışki yüreğim, dokunsan bulutlar gibi ağlamakta.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta