-Sancılanınca kabaran deniz gibi
Masallar avutmuyor dizinde artık beni-
Oysa biz seninle
Balıklara değil de dudaklarına bakardık
Hangi yem damağında erimeden kalır diye
Israrla o tadı bıkmadan arardık.
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Tutamadığımız ne çok şey var, tıpkı zamanı teşekkül eden an'lar gibi... Gün geldi kaybolduk denizin uçurumuymuş gibi o bir an'da, gün geldi hoyratça harcadık zamanı ve sevdiklerimizi... Geri gelir mi, bilinmez...
Yüreğinize sağlık efendim... Saygılarımla...
Başlığın ilk mesajı ölçülü olmak… Sevenlerin de istemeden zarar verecekleri fikrine dayanarak bir uyarı yapmış başlıkla şair…
Bu sevgi kişisel de olabilir, toplumsal da… Sevgi, sevenin duygularını tatmin etmesini sağlarken sevilenin hırpalanmasına yol açmamalı… Toplumca bir yanlış algımız var… Sevdik mi bütün kararları biz veririz sanıyoruz… bizim her dediğimize uyulmalı diye bekliyoruz… Oysa doyurulmayan duygular kabarınca, deniz misali, yetinmemek başlıyor, dikkate alınmadığının belki de kırgınlığıyla…
Parçadan bütüne bir gönderme var şiirde. Önüne yem atılan ve bununla ne kadar yetindiği seyredilen bir balıkla özdeşleşerek kendilerine pay çıkarmak var. ‘Yemlenmek’ ve tepkileri seyredilmek!... Nasıl bir duygu acaba?... Demek ki bir sonuca varılamamış ki şair arayışlarını vurgulamış ısrarla.
Geçmişi düşünerek yapılan değerlendirmede yaşanmasından korkulan yanlışlar da var. Bilinci açıkken ne kadar zordur insanlara anlamsız ve amaçsız sözler söyletmek ya da bir şeyler yaptırmak. Oysa o ya bunun bilincinde değildir ya da ‘uyanık’ kalmaya gücü yetmez… İşte o zaman o risk hep var demektir.
Son bölümün ilk dizesi için kitap yazılabilir… İnsanın kendi bilinmezlerinden ne kadar kaçtığını, bunlarla yüzleşmek istemediğini anlatan bu girişten sonra şair, artık yaşayacağı her güzel şeye rağmen ne kadar tedbirli olduğunu, hesapladığı risklerin izin verdiği ölçüde bunların yaşanabileceğini ‘sessiz bir otorite’ gibi tatlı sert bir üslupla anlatmış…
Kısaca bu kadar yazabildim… Bu muhteşem şiir için gerçekten yazılacak çok şey var… Çok değerli kaleminizi ve duygu yüklü yüreğinizi içtenlikle kutlarım Mustafa Bey….
Saygılarımla…..
Masallar güzel mi biter? Sihirli asa olsa bu şiirin üzerinde denerdim...konu deniz.. Anlatan nehir
Nehir ters akmış şiirde... Yüreğinize sağlık
Muhatabı liman arasın şimdi, yaralarını sarmaya.
Sığ yüreklerin deryanın derinliklerinde işi ne? Harikulade bir sitem...
Epey zamandır uzak kaldım şiirlerinize, açılışı bununla yapmak nasip oldu...
Tebrik ediyorum, selam ve hürmetlerimle Zeybek hocam...
finali süper bu şiirin...imajlar özgün ...saygılarımla hocam ...
Aslında şiirin adı DERİNLİK olmalıydı.Balıklara değil de,ağızlarındaki derinliğe bakılıyor.Bir uyku derinliğinden söz ediliyor.Denizin kendi derinliklerini uçurum bilmesi.En önemlisi derin bir öpüşten nefessiz kalma korkusu.Yine derinlere doğru kulaç atarken.Kutlarım öğretmenim.Saygılar.
İçinde kayboldum kutluyorum hocam saygılarımla
Sevmek boğulmayı göze almak değil midir zaten?!
İmge ve duygunun aktarımındaki güzelliği duyumsadım.
Şiir ola
Sevgiyle kalın
Çok güzel bir şiir daha. Betimlemeler oldukça başarılı.
İşte şiir dili budur.
Tebrikler hocam.
Değişik tarzda bir şiir. Duygular kelimelerin altına ustaca saklanmış gibi. Tebrikler değerli Dost ve Üstadım. Şiir Bir değişik Örnek olarak Listemde.
Bu şiir ile ilgili 96 tane yorum bulunmakta