Bizim Yalanımız
“Ayrılık diye bir şey yok,” dedim,
İnandım da buna.
Çünkü insan, kabullenemediği acıya
İsim bulamıyor.
Bu bizim yalanımızdı;
Gitmeleri hafifletmek için uydurduğumuz,
Geceler daha az kanasın diye
Kalbimize sürdüğümüz o sahte merhem...
“Sevmek var,” diyorsun.
Evet, sevmek var...
Birinin adını duyunca nabzının yön değiştirmesi,
Kalabalığın ortasında
Bir tek onu eksik saymak var.
Ve özlemek var;
En acısı da bu...
Elini tutamamayı değil,
Tutacak bir el bulamamayı özlemek.
Sesini duymayı değil,
Sustuğu o derin boşlukta boğulmayı özlemek.
Şimdi neredesin, ne yapıyorsun?
Gökyüzüne mi bakıyorsun benim gibi,
Yoksa çoktan başka bir sabaha mı uyandın?
Ben hâlâ bıraktığın yerdeyim;
Adının açtığı o uçurumda...
“Ayrılık yok,” diyorduk ya;
Haklıydık belki de.
Çünkü sen hiç gitmedin aslında, hep içimde kaldın.
Ama içimde kalman,
Canımı daha az yakmadı.
Zaman geçtikçe anlıyorum;
Sevmek, ağır bir gölge gibi düşüyor üzerimize.
Özlemek ise her solukta seni yeniden bulmak,
Attığım her adımda senden geçememek demek.
Şimdi sessizlik, en derin kelimemiz...
Her “neredesin” sorusu,
İçimde patlayan bir gök gürültüsü.
Biliyorum, belki farkında bile değilsin
Bütün gecelerimin seni çağırdığının.
Belki de bizim yalanımız,
Söylediğimiz en doğru sözdü.
Çünkü aşkın, özlemin ve sessizliğin ağırlığını
Yan yana taşıyabilmek için
Başka bir isim bulamadık.
Ve şimdi...
Neredesin, ne yapıyorsun?
Biliyorum, sen de içten içe dokunuyorsun bana.
Kelimeleri boğuyoruz belki ama nafile;
Bizim yalanımız,
Artık en yalın gerçeğimiz.
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 20:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!