BİZİM BELDE
Çivili fıçı gibi şu bizim eski belde
Yürüdüğüm sokaklar etlerime batıyor
Kızıl kederden gayrı bir şey kalmıyor elde
Her, derin iç çekişim, acıma can katıyor
Bizim şu mahallenin sadaka taşı kayıp
Meydandaki sokuya karargâh kurmuş itler
Flörte indirgendi, bu aşklar ne acayip
Edep kapılarında düşmüş bütün kilitler
Sokak aynı sokak da, hani bizimkiler yok
bilindik yüz kalmamış, nere gitti ahali
Yüzlerde kan çekilmiş bütün suretlar soğuk
Gidenlerin yerine, işte gelenin hâli
Nabız atar can yitik, dil konuşur mana lal
Ayak yürür fer bitik, hele bak sen şu işe
Muhabbetler terane, mimiklerde istiskal
Bizim sokak virane, cin var da kırık şişe
Cinsiyetler belirsiz, slüetler iç içe
Duyargasız gölgeler adi adım yürüyor
Şu bizim kaldırımlar çiğnenir koca hiçe
Naylondan iskeletler dem-mi devran sürüyor
Fersude evsafıyla her hanede ayniyet
Muttasıl hâlleriyle, mal sahte, imal fason
Ferasetsiz dimağlar, kabulsuz hüsn-ü niyet
Bu icadın mucidi, birkaç akıllı mason
Sözlük
(Kadim türkçede veya modern türkçede böyle bir sözcük varmı? Bilmiyorum)
Dem-mi devran : Bu devirde, bu asırda, bu sıra da, bu zamanda, bu demde
Suphi Sekü
Kayıt Tarihi : 4.11.2025 14:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!