Bizden biri... Şiiri - Yıldız Özdemir

Yıldız Özdemir
70

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Bizden biri...

Entarimin cimcimi.
Dizemedim incimi
Nerede gönül eyler
Gönlümün güvercini…

Çalışkan kadındı Sakibe Abla. diline dolanmıştı türküsü.
ormanı andıran düzgün gövdeli, gökyüzüne uzanan dallarıyla
koyu gölgesiyle huzur yansıtan, anılara bekçilik eden ağaçların için de.. geçmişe sesleniyordu aynı zamanda….Bir yandan işini yapıyor bir yandan bedenini dinliyordu… Özlemişti rahmetli eşini, özlemişti cezaevindeki
evladını. Çiftçilik yaparak geçmişti hayatı, emeğinin karşılığından başkası geçmemişti kör boğazından… Yıllar ağartmıştı saçlarını, yüzündeki çizgiler yığılmıştı ama bedeni capcanlıydı bakımını üstlendiği ağaçlar gibi. Hayata bağlılığı yayılıyordu yüzündeki ifadelerden. Gönlü geçmiyordu işte her şeye rağmen terk etmiyordu kendini.… Güzel sesi ağaçlarda yankılanıyor kendine ulaşıyordu. Genç kız iken öğrendiği maniler dökülüyordu dilinden….Eşini kaybettikten sonra kilitledi tüm duygularını. Analığın üstüne baba rolünü de giydi… Emeği kutsal bildi çalıştı sadece. Trakya köylü kadını örneğiydi.
Üreten, ürettiği kadarıyla var olmanın hazzını, kendisi için söylenen ‘ erkek kadın’ unvanını çok seviyordu. Sadece yüzlerce ağacın için de özgürlüğü tadıyordu, ağaçlara savuruyordu sözlerini…

Parmağımda yüzükler
Hiç biri oynamıyor.
Yarim senden başka kimseye
Hiç kanım kaynamıyor…

Sevda dizelerini, içinin seslerini, ağaçların gövdelerine gönderiyordu. Zamana belge oluyordu. Güneş yanığı teninde parlayan gözleri yalnızlığını dayadığı doğa gibiydi.. Bazen eylülleri,haziranları, bazen buz kesmiş şubatı, bazen de temmuzları yansıtıyordu….Yaşının kadını değildi görüntüsü, onca estetiği geçiren kadılardan daha güzel, daha diri, daha canlıydı… Yerinde duramıyordu. Bedeni çalışmaya programlanmış bir robottu, yürümüyor koşuyordu..Gün bitip, yıldızlı yorgan çekilince gökyüzüne,kapatınca evinin kapılarını, yalnızlığını yastığıyla paylaşırken, düşüncelerini kovuyor, gözkapaklarını görünmeyen bir el kapatıyor..yorulan bedenini salıyordu uykulara…

Şaşkın horozlar daha gün ışımadan öter ötmez gözlerini açtı.
yüzün de günün ışıkları yüreğinde yalnızlığın elleri, genede
sorumluluğunu üstlendiği ağaçlara işine tekrar kavuşabildiği için şükretti..gülümseyerek gerindi uzun uzun.. Dinlenmiş bedenini kutladı…Yapayalnız bir kadındı yaşlı babası ve annesi yakınlarında bir yer de oturuyordu..Penceresinin perdelerini açtı.. babası birazdan geçerdi evinin önünden küçük bir köyde yaşıyordu, herkes birbirinin attığı adımı bilirdi.. Bu gün Pazar günüydü.. köyde bir de düğün vardı.. orada da yemek yapacak çalışmasına orada devam edecekti acele etmeliyim diyerek giyinmeye,.. Bir yandan da mırıldanmaya başladı aklında kalan, zihinlerden zihnine uzanan dizeleri….

Asker yapar talimi..
Kimse bilmez halimi.
Hem ayrılık hem sevda
Öldürüyor yarini…

İndim dereye batak.
Yaptım yarime yatak.
Rica ediyorum yarim.
Sevme üstüme ortak…

Yıldız Özdemir
Kayıt Tarihi : 29.9.2008 11:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bir kadındı Sakibe abla, Bir kadın ki.. hem ana hem baba Bir kadın ki.. sevdalı, coşkulu Bir kadın ki..çalışkan Bir kadın ki…! tüm hayallerini ağaçların yüzüne yazan.. Kısacası bir kadın…! Bizden biri….

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tayfun Bulut
    Tayfun Bulut

    bir solukta okudum ..hikayenin orjinalliği kadar anlatım sunumda çok yerli yerinde..güçlü kalemin ve duyguların yansımış..saygılarımla..

    Cevap Yaz
  • Fatma Durna
    Fatma Durna

    Bazen eylülleri,haziranları, bazen buz kesmiş şubatı, bazen de temmuzları yansıtıyordu….Yaşının kadını değildi görüntüsü, onca estetiği geçiren kadılardan daha güzel, daha diri, daha canlıydı… Yerinde duramıyordu. Bedeni çalışmaya programlanmış bir robottu, yürümüyor koşuyordu..Gün bitip, yıldızlı yorgan çekilince gökyüzüne,kapatınca evinin kapılarını, yalnızlığını yastığıyla paylaşırken, düşüncelerini kovuyor, gözkapaklarını görünmeyen bir el kapatıyor..yorulan bedenini salıyordu uykulara…
    ......................................................................

    Anadolu kadını tamda 'Sakıbe Abla' dır aslında...
    Analığı tam anlamıyla yerine getirir...Eşine yüreğiyle verir kendini....Irgatken tarlada, gücünü sonuna kadar kullanırda yorulduğunu bilmez...
    Herşeyi makul karşılamayı, hoşgörüyü özümsemiştir ve şikayet etmeyi bilmez imkansızlıklarından...Kışı yaşarken yaşamında, çabalar, baharları getirmek için hayatında yer alan eşi için, çocukları için, çevresinde var olan tüm sevdikleri için...

    Teşekkürler Yıldız Hanım...Eminim 'Ragıbe Abla'
    onu anlattığın bu yazıdan dolayı en büyük ikramiyeyi kazanmış gibi mutlu olmuştur. Yüreğine sağlık Arkadaşım...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Yıldız Özdemir