Yürümek;
Elimde ki ekmek sıcaklığıyla
yıldızların döküldüğü yuvama doğru
aydınlığa doğru...
Şimdi
Birtek derdim kaldı çökmeden yaşlanmak
Toprağa girmeden
Yaşlanmak amma
Dimdik ayakta
Sonra sen gelirsin aklıma
mazime dair tüm heyecanım
kaçak bir mermi gibi sıkılmış
günahkar bir seri katil gibi gözü kara
Birden
çarpıtığım kolun kitapların gibi yere fırlatmıştı beni
toplamaya çalışırken kitaplarını, beni topladın
özür dilemeye fırsat vermeden adam ettin
seni okudum senden mezun oldum
deli çağlarım davamın yolu
fikirlerimde ki sadelik senin cümlendi
adandığım vatan birden sen oldun
halkım toplu saçların
bak tepedeyim en sevdiğin yer
uzayan şehir ayak ucunda
ezilen yok büzülen yok
her birey dimdik ayakta
gibi görülen
Görmüyor musun
Şehrimizde güneşler doğmuş
Buğdayın başı dimdik, kuzular otlar
Okul bahçesinde gülen cocuklar
Garipsemeden
hür ve özgür bir dünyanın...
Sadece kalemlerle taşınmayacağını
Fabrikada dönen çarkları,
fikre pranga vurulmuş gençliği
Biz ki;
Kalpleri kızgın güneşin altında atanlar,
yarını bugünden kurtaranlarız
Bembeyaz hayaller kuranlarız
Bir sonraki gün daha aydın
Daha güzel ve daha vasıflı
devlet kuranlarız
Kayıt Tarihi : 5.1.2026 19:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!