Acıların sel olduğu bu çöl mağarasının ışığı korkar.
Yıllar geçtikçe kinlerimiz büyür ve daha da hiddetlenir.
Bir yamaçta sel olup akar ve şiddetlenir.
Düz ovaya inince ceset biriktirir.
Bir tarafımız alev kokarken bir tarafımız suda demlenir.
Bu yüzden biz kardeş değiliz.
Güneş kurutur temennimizi
Tenimiz renklenir, koyulaşır, kararır tarlalarda.
Irgat… ırgat… ırgat derler uzaktan bakınca.
Uçurumun üstünde ayaklandırırım düşlerimizi.
O uçurumlar alır bizden geçen her saniyemizi.
Buralar köle diyarıdır, tutsaktır kiremit boyasındaki evler.
Satılırız, satılır hayallerimiz, satılır köşe bucaklarda yüreğimiz.
İçimizde yar ölür, dışımızda çocuklar.
Tüm bu haksızlığa tek bir gözyaşını çok gören var.
Dilimizde pranga, fikrimizde esaret korkusu
Bir de gelmedi bu siyahın başka bir efsunu.
Kimsesizleşir ufuğa yürüyen mülteci topluluğu.
Biz ardından bakıp kahkaha atmaya meşgulüz.
Söyler misin dostum?
Biz kardeş olabilir miyiz?
Olamayız.
Sen ırmak ben balık
Sen deniz ben mercan
Sen orman ben aslan
Sen damla ben fidan
Olmayınca anlamı kalır mı?
Olur muyuz aynı anadan evlat, aynı babadan can.
Olur muyuz sabah güneşi ile çiçek.
Olamayız.
Bizim inancımız cebimizdedir, biriktikçe kardeşiz.
Bittiğinde düşman, bittiğinde feryat figan.
Dostum sen gün doğumu değilsin üzerimde.
Fecrime mahpusum.
Bir arzum yok bundan böyle
Ne sana ne de deliren Bedevi’ye.
Tek bir tebessümün bana irşattır kaybolduğum evsizler sokağında.
Ben bir mürşidim, ben bir kamil.
Yolu, yolcuyu tanımam.
Anlamam dilinin güzelliğinden, sen anlatmadıkça.
Ben dağ çayırlarında ney sesini dinlerim.
Dinledikçe kederlenir, hüzünlenirim.
Sen sokaklarda arabesk dinler, melankoli gezersin.
Gezdikçe eğlenir, maytap geçersin.
İçimden güzel birkaç sözcük dökülürken
Zincirlersin o kelimelerin tüm kifayetini.
Biz kardeş olamayız.
Yaşamak adına umutlanır kadehlerimiz,
Siz kadehlerimizde kan içersiniz.
Ovalarda yeşerir lalelerimiz,
Siz koparır çay demlersiniz..
Söyler misin?
Bir daha yeşerir mi bu denli kanlı çiçek,
Büyür mü içimizde ovaların nedamet bakışlı çınarları,
Bir daha yüzümü bırakabilir miyim kovuklarına ağaçların?
Bana sarılır mı o engin nehirlerin rüzgarı?
Bilemezsin dostum?
Bu kadar bilinmezliğin olduğu pınarın akan suyuna benzeriz.
Sen kimsin, ben kimim kavgası alır merhamet tomurcuğunu.
Uykumuzda savaşırız katil ve acımasızca.
Bir ağacın gölgesi ikimize dar gelir,
Bir dünya küçülüverir avuçlarımızda.
Japon ve pirana düşmandır bir akvaryumda.
Güneş ve kar taneleri yaşayamaz aynı anda.
Merhem olamaz benden sana, senden bana.
Sırtımızı döner terk ederiz barkımızı usulca.
Bundan böyle biz kardeş olamayız.
Parmağının dokunduğu yerde ateş şaçılır,
Sıcaktır hâlâ ölülerin yarası.
Yüreğine iner anaların, babaların.
Evlerde yanar ve küllenir çocuk bağrışmaları,
Bir utancın kara kutusudur bu.
Senin ayağın yere değmez, benimkisi yerden kesilmez.
Biri satar mutluluğunu, öteki satın alır.
Biri cam kavanozdan bakar dünyaya, biri dört duvar arasında.
Biri ölüm makinelerinde sonlandırır hayatını parmak basarak.
Biri öldürülerek sokak ortasında.
Dostum biz kardeş olamayız.
Bu aşk, bu sevda, bu kaçamak sevişmeler dal tutmaz ağaçlarda.
Bu topraklar cennetten alınmadı.
Bu tabiat cennetten çalınmadı.
Ne sen kovuldun cennetten ne ben.
Anlayamayız o kovulunan mekanın manasını.
Anlamayayız barışmanın zerafetini,
Bir sokakta ben, bir sokakta sen kıvrılıp kalamayız sarhoş sarhoş,
Aynı hikayede baş gösterir, aynı şiirde acı çekeriz.
Ama öfkemizi saklamayız biz.
Bir tarafınız renk takıntısına kapılır, bir tarafınız ırk;
Birimiz gönül esaretinde muzdarip, birimiz dil esaretinde mahkum.
Kim anlar bu fesadın bir miskinden fırladığını.
Bu gönül fenalığının yolunu kaybederek türediğini.
Bir yanım neccardır benim
Fakat kesmem kuş yuvasının tünediği bir dalı bile bile.
Bir hekimim ama öldürmem kimseyi.
Oysa sen yıktıkça yıkarsın medeniyetimi.
Öfkelendikçe parça parça öldürürsün beni.
Yıllarca kimse görmez güneş doğumunu karanlık zindanlarda.
Kimse anlamaz ışığın ne demek olduğunu.
Söylesene dostum biz nasıl kardeş olalım?
Bende evlat acısı sende kuyruk acısı.
Biter mi bir gün ikisinin de sancısı.
Kapanır mı bu dehşet veren ölüm yarası?
Bu yüzden biz kardeş olamayız.
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 06:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!