azecik umutarımızdan geriye körelmiş duygularımız ve kimsesiz kimliklerimiz kaldı...
kırık bir dünyanın içerisinde parçalarla avunmaya çalışan iki masum, çocuk yürektik seninle... sen gününe, ben sana vurgun... yaralarımız gün be gün kanıyordu iyileşmek yerine; ve biz çaresizliklerimize sarılmış, umutlarımızı boğuyorduk kırıklardan sızan su birikintilerinde...
vurgun yemişliklerin içinde ayılmaya çalışan iki yorgun yürektik seninle ayrı kabinlerde ayılmaya çalışan...sen dününe, ben sana hasret... ruhlarımızın derinliklerinde iç içe geçiyordu kimliklerimiz, fakat başka yollar çiziyorduk geleceğe dair..
bambaşka sevdalar, bambaşka umutlarla bambaşka aşklar düşlüyorduk, ama...
ne gidiş bizden yanaydı, ne terkediş bu sevdada..
iki yorgun, iki masum, iki çocuk yürektik seninle...''biz''dik işte...
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.
Orda değildin sanki, bir başka yerde




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta