Yaptıklarımız ve yapacaklarımız belliydi:
Aynı şarkıyı söylemek, aynı bakkaldan ekmek almak, aynı topun peşinden koşturmak ve okul zamanı aynı sıralarda yan yana oturmak.
Ha bir de; yüzü asık, göbeği sarkık, eli sopalı Mehmet amcanın bahçesinden pembe güller çalmak.
Kin, nefret, korku nedir bilmezdik. Gök gürültüsünden ve karanlıktan korkmaktan başka derdimiz yoktu.
Sabahın ilk ışıklarıyla her sokaktan sesleri birbirine benzer ıslıklarıyla, yüzleri birbirine benzer çocuklardık. Biz sadece isimlerimizi bilirdik, cisimlerimizden habersiz.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
geçmişe götürdün beni hocam inan okurken boğazım dügümlendi keşkem demekten başka bir şey gelmiyor ellimizden biz cocukken mutluyduk çok haklısın çok
Yenik Düşüyor Her Şey Zamana
Biz Büyüdük ve Kirlendi Dünya...!
Yeni türküden bu çok bilinen ve gönlümüze yerleşen parçayı dinlemiş ve gönlüne gelen ilhamlardan, sevecen, iyi niyetli,akıcı,kompozisyon sınavı öğretmeni olsam kafadan tam not verebileceğim bir yazı kaleme almış yazar diye düşündüm okuduğumda metni..
Yeni ve farklı gibi gözüken ve fakat moda ve elitist, hatta artistik kavramların yeniden harmanlanışı veya aranjmanı bana kalırsa okuduğum yazı..
Son onyıllarda sorgulanmaksızın adeta bir sakız haline gelen yeni tabuların gölgesinde bir yazı..
-Ötekileştirme,yabancılaşma,kimlik sorunu
-Kentleşme kültürü eksikliği
-Ezberlerin bozulması gerekliliği
-Çocuksu duyguların kutsallığı
Vecize veya Atasözleri oldukça etkileyicidir..Aslında derin sloganlardır bu tür özlü sözler.Ancak doğrunun bir yönünü ya yazısını veya turasını gösterirler veya bunlardan birisini saklar bu türlü sözler..
Sonuç olarak kendi ön kabullerine göre tutarlı,akıcı,başarılı bir yazı elimizdeki bu metin..
Oysa bu yazı yerine bu yazıya ön kabul olan değerler sistemine dair hususların tartışılması yazıya derinlik kazandırırdı diye düşünmekteyim
saygılarımla..
Biz galiba toplu yaşamı beceremedik. Hep iyi şeylerden bahsediyoruz. Güzel temennilerde bulunuyoruz ama birbirimizin yaşamını zorlaştırıyoruz.
Birbirimize köstek oluyoruz, çelme takıyoruz.
Yeterince bilgilenemedik. Ezberlerden, sorgusuz-sualsiz dayatılanlardan kendimizi kurtaramadık. Eksik kaldık, savunmasız kaldık. Vicdanımızı ve ahlakımızı zedelettirdik.
Biz sokakta seksek oynarken, erik ağacına tırmanırken; bugünlerimizi düzenleyecek/hazırlayacak meleklerimiz yokmuş.
Biz bahçelerde saklambaç oynarken sonunun böyle olacağını nerden bilebilirdik?
çok haklısın be dostum,insanın özlemesi mümkünmü o saf yaşamın güzelliğini,ama ne yazıkki gitti,.gelmiyorki geri.:((
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta