yangın beyazı kahve salkımlıydı gece
korku alabildiğine siyah su müstakil
yayla yorgunu at üstünde bir bakire kadın
kızıl yazmasında deliydi öfke
cehennem göğsünde bir gül
gözleri köy mavisi bakışları ipince
azade bir serçeydi kendince
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı