yakın uzak zamana tunç erittim, adım tuz dedi;
sonra zambakla karıştırdığım bir dağ masalına dönerim.... öyle hayalsı...
silik bir aynada bulurum tebessüm sisini sokağın...
yüzünde bulduğum bakışın diline düşerim...
usul bir yağmur olurum yağan...
unutuş sızı gibi öldürür öleni...
hala papatyalar görebilirsin taş duvarları delmiş denizin sesiyle bir uzanır, zıplar ve
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta