Ağaç
ki
yüklenir mi yaprağına.
Oysa
Şavkın kandırır
geceyi.
Ayaz kırılır.
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




*
''Her 'Hoşça kal' seremonisinin ardındaki firak'tan sonra; ilk işim banyoya gidip, elime geçirdiğim boktan bir makasla saçlarımı kesmek olur...
Genelde kadınlar yaparlar bunu.../ filmlerde falan görürdüm... / Görürdüm de bir anlam veremezdim o davranışın ardındaki psikoza...
Ben tanınmamak için kestim saçlarımı bi kaç gün önce...
Kendimi; üzerimde hissettiğim milyonlarca lânet bakıştan kaçırmak için...
Giden sevgiliyle beraber yürüdüğümüz zamanın, içine girdiğimiz mékânın, duvarların, beraber isim bulduğumuz sokak kedilerinin, yürüdüğümüz yolların, yemek yediğimiz lokantaların, uzaktan uzaktan bizi izleyen ve muhtemelen dedikodumuzu yapan insanların ve saire, ve saire... / hiçbirinin beni tanıyamamaları için...
Ama olmuyor...
Tanınıyorum hemen ...
..acılarımdan...
:(
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta