Ağaç
ki
yüklenir mi yaprağına.
Oysa
Şavkın kandırır
geceyi.
Ayaz kırılır.
I
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!
Devamını Oku
Hüznüm; süngülü yalnızlıklara itilmiş bir Dersim gecesi,
açlığım; bir deri bir kemik,
sabrım; altı aylık unutulmuşluğuyla bir Bahçesaray'lı
ve korkum; yollarına sinmiş bir çakal
ya gidenler evin yolunu bir daha bulamazsa Anerka!




*
''Her 'Hoşça kal' seremonisinin ardındaki firak'tan sonra; ilk işim banyoya gidip, elime geçirdiğim boktan bir makasla saçlarımı kesmek olur...
Genelde kadınlar yaparlar bunu.../ filmlerde falan görürdüm... / Görürdüm de bir anlam veremezdim o davranışın ardındaki psikoza...
Ben tanınmamak için kestim saçlarımı bi kaç gün önce...
Kendimi; üzerimde hissettiğim milyonlarca lânet bakıştan kaçırmak için...
Giden sevgiliyle beraber yürüdüğümüz zamanın, içine girdiğimiz mékânın, duvarların, beraber isim bulduğumuz sokak kedilerinin, yürüdüğümüz yolların, yemek yediğimiz lokantaların, uzaktan uzaktan bizi izleyen ve muhtemelen dedikodumuzu yapan insanların ve saire, ve saire... / hiçbirinin beni tanıyamamaları için...
Ama olmuyor...
Tanınıyorum hemen ...
..acılarımdan...
:(
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta