uyandırılmaktan hoşlanmayan bir sudur bişkek’te zaman, ağır ağır akar
gardroplardan kovulmuş eski bir kent soyludur,üstü başı naftalin kokar
mossovyet yaz-kış demeden güneşte sere serpe umarsız bir yılan gibi yatar
toktogul-sovyetskaya’da nüfustan düşülmüş,zulmet yorgunu,tinerci çocuklar
avazınca bağırır ingiliz kılıklı bir dilenci çon meçit’te gogolya’da
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta