Sabır,sabır dedin bunca senedir
Yeter! sabır taşı olman gerekmez
Kader,kader dedin ilgisi nedir
Çaresiz,hayattan yılman gerekmez
Çalıştın yıllardır, elin işinde
Dert kaynarken, tencerende, aşında
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güzel bir serzeniş. Herzaman birlikten kuvvet doğar. Yüreğinize sağlık efendim. Sevgiyle, iyi günler.
Güzel bir serzeniş. Herzaman birlikten kuvvet doğar. Yüreğinize sağlık efendim. Sevgiyle...
bu güzel şiir için kutluyorum sizi...tebrikler
Yüreğinize ve ilhamınıza sağlık şiirinizi okurken zevk aldım efendım+
Yusuf Bey,
Birlik beraberliği ifade eden değerli bir dörtlüklerdi...Yüreğine sağlık....Nicelerine....
Saygımla....
saygıyla
namık cem
Çok güzel konu mükemmel anlatım saygılar.
Toplumları kurtaracak tek şey birliktir.Bunu işleyen şiirinizi kutlarım Yusuf Bey.Şükranlarımla,
Merhaba Yusuf Bey,
Yazdığınız dizler için sizi çok haklı byuluyorum. Ama, kiminle birlik olacağız? İki gün önce evimizin karşısındaki çocuk parkında 1,5 yaşındaki torunumu salıncağa bindirmeye götürdüm. Çok geçmeden, şalvarının ağı yerlerde sürünen, saçı sakalı birbirine karışmış ve çıplak ayağına giydiği tokyo ile parka genç bir adam geldi. Yanımdaki boş salıncağa o da 2 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir kız çocuğunu oturttu. Çocuk daha o yaşta sıkı sıkı türbanla başı kapatılmıştı ( iki yaşındaki çocuk!!!)
Adam selam verdi, selam veriş tarzı aynane şuydu: 'Es selamün aleyküm verahmetullah' Kendi insanlığımdan utandığım için gözlerimle hafif mırıldanarak selamını aldım.
Sonra adamın tokyonun ucundan dışarı fırlatan ayak parmaklarına baktım. En az iki aydan beri kesilmeyen ayak tırnaklarının içi simsiyahtı! Bu memlekette sizler kimlerle birlik olacaksınız değerli dost Yusuf Bey? Ben hayvan severim, severim ama insan bu denli hayvanlaşırsa onu hiç de sevmek zorunda değilim! Türkiye Cumhuriyeti, yeni bir kültür devrimi yaratıp, çağdaş yaşam koşullarına topluca ulaşincaya kadar, düşündüklerimiz bir hayal olarak kalacaktır. Sevgilerimle...+10
sevgili hocam bizde onların yanlış gidişatını değiştirmek için birlik olmak zorundayız meydanı kimselere boş bırakmamalıyız
Sen ki bu ulusun bir ferdisin,katıl ve paylaş.Kutlarım Yusuf Bey.Saygılar.
Doğrulardan yana yazan kaleminizi bir kez daha alkışlıyorum değerli üstadım..
Tam puanımla..
Saygı ve Selamlarımla..
Bu şiir ile ilgili 28 tane yorum bulunmakta