İki yanım dağ,üşüdüm heybetinden
Bir adım daha güneşe, bir adım daha
bir adım derken... genişledim
uzağım artık kendimden.
Kurumuş bir bataklık göğsümde,
o büyük ve muazzam zamanda unuttum
Kanatlarım çok oldu üşüyor benim
Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
Bu yüzden eğik boynum.
Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
Bundan gözlerimdeki kayalık,
Ben seninle uzun bir araf yaşadım
Ölümlere gittim geldim diyor.
Sığmam dünya yüzünde bir yere artık.
Nereden geçsem benim değil, kalamam bir yerde.
O demiyor, ben diyorum. Demiyorum, yağmur diyor.
Sana sarılmış kalmış ilk günüm ben. Böyle demişim o gün, bugün öyle diyor.
Konuşmam artık, ağır sözler söylemem
bir düş için sabahları göğsüme sedeften
bir çiçek işlerim
Hiç bilmedim,konuştuklarımdan ne anladın,
ormanın korkunçluğunu söyledim,
Ben bu içimin yankısı, ben bu içimin koruyla
bu narı daha fazla taşıyamam.
Düşecek ellerimden, dağılıp dökülecek odaları,
dayanamam.
Benden sana mevsimlerden anne, uykularımdan tüller,
ömrümden ağrılar sızmıştır.
Madem arkandan ağlamamı bile çok gördün bana
Al bu taşlar senin olsun... O halde ve bundan böyle
Bütün davullar vursun, telleri kopsun sazların
boşluğa bağırsınlar, birlikte;
Kan kusacağız.
Kan kusacağız.
Diğerlerinin arasından seçtim kaderi
mağrur ve şerefli, geçip gitmiş bir şefkatin daveti
biraz kayıtsız, bir parça gölgeli
bir hardal çiçeği demeti olsun mezarının üstünde.
Erkekler geçip giderler. Geçerler ağızlarında
Önü denizle başlayan rüzgarlı bir kasabadaydık.
Sanki yıllardır oradaydık. Her şey düzelecekti.
Orada doğmaya çabalayarak öldük.
Meleğim nehir kanatlarını uzaklıklarda yıka şimdi.
Hepsi budur; kenardaki otlar..
Yüzüm hep suya bakar benim, suya dalar çıkar.
Bu göl; içinden bir ömrü geçirdiğim dünya
Bu durduğum, peşimsıra büyüsün diye rüya
Bu yavrular kanat açtığımız,
birbirimizin göğsüne durduğumuz filan…
Madem geldin, uğradın yanıma
yaslan, kavruk gövdem bu.
Yaşım kaç mı? Saymadım ki,
ya da unutmuşum, bağışla.
Bu: bir boşluk: içimde




-
Murat Furkan Küçük
-
Cihat Şahin
-
Cihat Şahin
Tüm YorumlarMahpusluktan sesleniyorum sana ,
Sen tipi kapalı cezaevinden!
Kızıldır soluk benzin kadar soğuk duvarlar,
Keskin bıçaktan dilin gibi çelikten zincirler, parmaklıklar!
Ve tel tel omuzlarına düşen örme saçın gibi tel örgüler!
Sesleniyorum sana sen diye mahpusluğun içinden,
'İNNALLAHE MAASSABİRİN' (ALLAH(CC) SABREDENLERLE BERABERDİR! VE İNSAN ÜÇ SABIRLA MÜKELLEFTİR!
1) TAAT ÜZERE SABIR.
2) MASİYETE(GÜNAHLARA) KARŞI SABIR.
3) MUSİBETE(BELA VE AFATLARA) KARŞI SABIR.
Hayırlı sabırlar ve hayırlı çalışmalar.
'İNNALLAHE MAASSABİRİN' (ALLAH(CC) SABREDENLERLE BERABERDİR! VE İNSAN ÜÇ SABIRLA MÜKELLEFTİR!
1) TAAT ÜZERE SABIR.
2) MASİYETE(GÜNAHLARA) KARŞI SABIR.
3) MUSİBETE(BELA VE AFATLARA) KARŞI SABIR.
Hayırlı sabırlar ve hayırlı çalışmalar.