Birazdan yağmur diner Şiiri - Sedat Aktaş

Sedat Aktaş
50

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Birazdan yağmur diner

Birazdan Yağmur Diner
Toprak susuzluğa
Doyar doyar doymasına da
Benim sana olan
Özlemim nasıl diner

Dağlarda ve sokaklarda
İsmini haykırırım
Her bir yanda yankılanır
Kelimeler boğazıma
Düğümlense de sensizliği

Nasıl anlatırım İçimde
Yangın deryasına dönen yüreğime
Nakş edilen yaralarımı sarıyorum
Hekim Hekim dolaşırım

Sensizliğe bir çare bulunur mu diye
Tut tutabilirsen ölüm döşeğinde olan
Bir aşığın yoktur çaresi bende
İstemeden de olsa sürüldü

Hekimin dilinden adı aşk olan yarasına
Bende bir derman yok diye
Haykırınca gözlerinden yaşlar
Yerine Kan süzüldü senin için olan
Ğül bahçesine

Sevginin karşısında
Nasıl güçsüz olduğumu
Bir görebilseydin bu kadar
Zalimleşip beni
Bir başıma bırakıp gitmezdin

Adı aşk ile sonsuz yoluma rehber ol
Cennet Bakışlım

ŞİİR SEDAT AKTAŞ

Sedat Aktaş
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 01:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    biraz acemice de olsa harikaydı...

    Hekimin dilinden adı aşk olan yarasına
    Bende bir derman yok diye
    Haykırınca gözlerinden yaşlar
    Yerine Kan süzüldü senin için olan
    Ğül bahçesine

    çok çok güzel, tebrikler...

    .
    ...
    .
    zamanelerin zıpçıktı kuşaklı
    yürek kapılarını kapayan dijital çığ,
    siber koru,
    karın örttüğü köz değil mi…,
    bu nasıl krizantemdir kardeşim;
    incinmişliğimi daha nereye kadar,
    kan kusarken kızılcık şurubu içmişliğe verebilirim,

    gel bakalım sen de ahmet telli;
    çocuksun sen öyle mi, peki
    her ayrılıkta bozulan imlanın alfabesi kaç harf,
    ve üç ayrı \h sessizlerine malik mi…,
    ah tabi elvedalar, hoş/çakal sevgilimler,
    ve her türlü tövbenin yüz karası…,
    sözünden dönenin önde gidenlerine râm,
    kahpelerin devranı,

    kibarlıkların bitlenmiş arap saçını
    ve ayıkla pirincin taşını şimdi hadi...,
    yüz hatlarımızda bekleyen tebessümler,
    gözlerimi mesken tutmuş…,
    vakitsiz ecel gibi buruşmuş,
    yalandan güz ve alaycı yüzler,
    mevsimsiz göçler,
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)