Gidiyorum bilmediğim yıllara yarını yarınlara bıraktım
Ensemde feleğin katmerli yumruğu seni gördüğüm yerde bıraktım
Çırpındım kanadı kırık kuşlar misali çaresiz beni mezara yüz tutan tende bıraktım
Değilmiş mutluluk bu sevdaya nasip musallaya serilen bezde bıraktım
Hayatı anlamadım anlayamadım aklı başında deliye özenip serde bıraktım
Huzuru aradım bulamadım kederi kaderi ahde vefayı çakılıp dipte sende bıraktım
Fermanı duymadım ferhatı duydum şirini unutup bende bıraktım
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla



