Gidiyorum bilmediğim yıllara yarını yarınlara bıraktım
Ensemde feleğin katmerli yumruğu seni gördüğüm yerde bıraktım
Çırpındım kanadı kırık kuşlar misali çaresiz beni mezara yüz tutan tende bıraktım
Değilmiş mutluluk bu sevdaya nasip musallaya serilen bezde bıraktım
Hayatı anlamadım anlayamadım aklı başında deliye özenip serde bıraktım
Huzuru aradım bulamadım kederi kaderi ahde vefayı çakılıp dipte sende bıraktım
Fermanı duymadım ferhatı duydum şirini unutup bende bıraktım
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



