22 Temmuz 1953; Kastamonu / İnebolu/ Üçevler Köyü
Ellerimi bıraktığın an
İğneli kancaydı el-vedan
Kalbimi sensize mıhlayan.
Ayrılık eli yakıcı buzdan
İçim yanar gönlüm buruktan
Ağrısı geçmedi aspirin kutusundan
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Sevdadan yüreğin yarısının kopup ayrılışı gibidir bırakılan o an...
Kaleminize sağlık....
Ölümün elini tutmak gibi...
Ailenin en küçüğü olduğumdan biraz erkek Fatma olarak yetişmiştim, bizim evin hemen aşağısından geçen su kanalında abim balık avlar ben de ona çıraklık eder, kah evden ekmek aşırır, kah solucan toplardım.
sonra elbette elimiz boş dönerdik...Nasıl denk geldiyse av maceramızın birinde bir tane balık takılmıştı oltaya....
Abim oltayı çekti, balık ucunda çırpınıyor...Pek de küçük, bira daha büyümesi için geri bırakacağız ama oltadan nasıl kurtaracağımızı bilmiyoruz. İşi hemen anneme ihale ettik, öldürmeden, zarar vermeden kurtardı zavallı küçük balığı hem bizim, hem de oltanın elinden...
Şiirinizi okuyunca çocukluk anılarımızı anımsadım...Kim bilir belki o balığın can ne kadar yanmıştı...
Gönülden kutluyorum Muharrem bey bu kısacık ama kocaman şiirinizi...Saygılar....
Evet ama kurtulduğu için canının yanmasını unutmuştur. Aslında küçük balığı bırakmak küçük bir şey gibi; fakat büyük bir mutluluk nedeni.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta