Bir hüsran bulutu yükseldi göklere
Parmak uçlarım dan döküldü ''Aşk''
Kalbimi sundum Nil'e....Almadı
Dağlar'a haykırdım...Duymadı.
Bir..Sen..Ki bilirim,tutarsın ellerimden..
Dirhem dirhem döktüm nefreti benliğimden,
yıldızları avuçladım gökyüzünden.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Nasıl içten, nasıl yüreğin en derinden bir haykırış, yakarış.
Şiir okuru dalgalı bir denizde gibi ordan oraya savuruyor adeta
Çok akıcı ve son dizeye kadar bitmeyen bir ahenk.
Çok beğendim.
Tebrikler size...
Duyguların içtenlikle dizelere yansımasıydı...Nilgün Hanım, Yüreğinize sağlık...kaleminiz daim olsun.
Yüreğinize kaleminize sağlık..Sevgiler
Yuregınıze sağlık nılgun hanım saygılarımla
AŞKTAN ÖTE KEŞİF Mİ VAR.. SÖYLE.. YÜREĞİNİZE SAĞLIK NİLGÜN HANIM.. BU ŞİİR MEVLANADAN EL ALMIŞ BELLİ Kİ..
AŞKTAN ÖTE KEŞİF Mİ VAR..MEVLANADAN EL ALMIŞ BU ŞİİR BELLİ Kİ.. DOSTLUKLA..
Kıymetli kardeşimizin şiirini okurken duasının kabul olduğu ümidini yaşamak isterim..Kabul olmayan dua yoktur. Bu olmadıysa kadere boyun eğmek inancın gereğidir..
Yusuf Suresini bilen biri olarak çok duygulandım...Hele Musa AS. ' ı annesinin sepet içerisinde Nil nehrine bırakması daha bir hazin...
Saygı dua ve 9 puanla.
Son dönemde okuduğum en güzel şiirlerden bir tanesi; canı gönülden kutluyorum. Kaleminize, yüreğinize sağlık.
'Bırakma Ellerimi'de bitmiş olsa bile gerçekte yürekte kronik bir yara gibi varlığını capcanlı sürdüren efsanevi bir aşkın muhteşem ifadesini adeta kainata yüksek sesle haykırılışını buldum....Öylesine ki böyle bir aşk sevda sevgi hala günümüzde yaşanıyor mu diye de derin düşüncelere daldırdı beni'Bırakma ellerimi'..İşte aşk işte sevda işte sevgi işte vefa ,işte hasret işte hüzün bu dedirtti bana...İnsanları sağlıklı besleyen sevgi dediğimiz duygu adına çok sevindim bu şiiri okuyunca...Amma bu denli severken ayrılığın yaşanması da çok hüzünlendirdi beni ve de acıttı yüreğimi...
Sevgiliye o kadar içten bir sitem bir çağrı var ki yerin kulağı olsa duyar ve de duyup da geri gelmemek dönmemek için de taş olmak gerekir bence...Sevgili şaire dizelerinde aşkını isyanını öylesine sade yalın sözcüklerle haykırıyor ki anlamamak için yaşamıyor olmak gerekmez mi sizce?
Kıymetli Şairemiz,sevmek ve de sevilmek fiillerinin en duygulu en değerli iki eylem olduğunun da altını kalınca çiziyor mısralarında ki unutulamayan sevgiliye'Gitme' çağrısı da bunun en önemli işareti bence.ya sizce?Öyle değil mi?
Şiirde sade dil seçimi kullanılan sözcüklerin tercihleri ve içi dolu oluşları şiirdeki duyguların yüreğimize okur okumaz nüfuz etmesini sağladığını düşünüyorum...
İçinde okyanus derinliğindeki sevgiyi aşkı sevdayı hasreti özlemi sitemi isyanı acıyı hüznü umudu mutluluğu barındıran'Bırakma Ellerimi'nin çok kıymetli şairesini yürekten tebrik ediyorum ve de ayakta alkışlıyorum....Bu alkış seslerimi taa uzaklardan sizler de duyabiliyorsunuz değil mi?Hürmetimle...Savaş GÜRSOY
De ki:''Seni terketmedim,darılmadım da'',
Kanatlanıp semâ ya uçmazmıyım..
Kimse sen gibi tutmadı ellerimden
Kimse sen gibi saramadı ruhumu
Ey sevgili!
En sevgili!
Ben tek/bir seni bilirim
Bırakma ellerimi..
Bu sesleniş nilden bile duyulur.. Sevda işte nil kenarında,mezapotamyada,istanbulda her nerde yaşanırsa orayı güzelleştirir..Sayın Öztürkün..Yüreğine sağlık.
Bu şiir ile ilgili 157 tane yorum bulunmakta