Güneşli bir günün akşamına yakın saatlerindeyim. Yine seni düşünüyorum. Sessizliğin, kuş cıvıltıları ile hüküm sürdüğü nazende bir bahçede. Yüreğim bir oturup bir kalkıyor sayende. Ha aradı ha arayacak. Sessizliği bozsun istiyorum telefonum. Ama nafile...
Bir demlik çay verdi garson, altında Osmanlı ocağı ile "soğumasın abim" diyerek bıraktı, deftere meftun kalemim, sigarama aşık küllüğün yanına. Masanın bir ayağı kısa. Hafif sendeledi ama dökmedi üzerinde ne varsa...
Sen döktün be sevgili; içinde ne varsa döktün.
Usulca sev beni dedim diye yüzüme çaldın içindeki özlemi, bensizliğe olan hasreti...
Al götür ocağı garson. Bırak soğusun, soğuyacağı varsa. Sıcak olsa ne yazar, çayım. Kalbim üşüdükten sonra...
Kayıt Tarihi : 6.6.2019 18:58:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dök içini, rahatla

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!