Söyleyemem, kendini çok iyi ifade edebildiğini; belki de bundan, bu kadar iyi anlıyorumdur onu!
“’İfade yetisi kısıtlılığı ortak noktası’ kabilinden de” –lafı üzerinden- anlamıyorum ama onu.
Gerçekten anlıyorum bir dehayı. Ama ne kadar da tuhaf, gerçek bir dahi gibi değil.
Çok farklı yerden getirdiği bazı genler taşıdığı kuşkusundayım. Fakat öyle bir şey ki; bunun yanı sıra,
Hem tarihten dolu dolu kendine katmış sanki Ve sonra da yoğurmuş öz kendisiyle bunu.
Ve sonunda, en önce dediğim şey bile sığ kalmış gibi ona. Yani bir dahi değil, dehanın kendisi çıkmışından ortaya,
Dolu dolu süzülüyor boşlukta bir öbek, şişiyor ve iniyor ve …
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta