Üzümleri çoktu bizim bağların.
Alaca düşünce yerdik bir zaman.
Katarı eksilmez yüce dağların,
Eteklerin gezdik, tozduk bir zaman.
Ferfenede tüm mahsuller yerliydi.
Her işimiz milli, toplu derliydi.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




buna şehirleşmemi denir sanayileşmemi yoksa mecburiyetlik mi çaressizlikmi son yirmi yirmi beş yıldır köylerimizin çoğu boşldı herbir karışı ekili dikili olan topraklar bomboş kaldı şehir köşelerinde kıt kanat maaşlarla geçinmeye çalışıyoruz toplumumuzun kanayan yarası ve yaşadığımız yerlere vefa örneği geçmişe özlem kaleminiz daim olsun
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta