Yolculardan biriyim Ankara ekspresinin vagonlarında;
Gözlerinin yaşını, titrek elleriyle silmeye çalışan;
Ve de istemeye istemeye, ayrılığa el vermiş olan.
Anadolu’nun uzayıp giden bozkırlarını seyre dalmışım trenin penceresinden;
Sıra sıra köyler, kasabalar, şehirler geçmekte tren.
Uzakta dağlar bir kale heybetiyle yükselmekte yalçın kayalıklarıyla;
Saatler birbirini kovalarken, akıp giderken zaman.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta