Bir Yaprak Daha Düştü İçimden
Bir yaprak daha düştü içimden,
Sesini duydum…
Kimse duymadı.
Kaldırım taşlarına değil,
Kalbimin en sessiz yerine çarptı bu kez.
Bir zamanlar adını sakladığım cümleler vardı,
Onlar da döküldü ardından.
Tutmak istedim,
Parmaklarım alışkın değil artık kalmaya.
Giden her şey gibi,
Bu yaprak da “elveda” demedi.
Mevsimler değişir derler,
İnsan da değişirmiş…
Ben değişmedim,
Sadece eksildim.
Biraz sen gittin benden,
Biraz ben terk ettim kendimi.
Bir yaprak daha düştü içimden,
Üşüdü anılar.
Geceler uzadı,
Saatler suskunlaştı.
Duvarlara çarpan gölgem bile
Benden erken yoruldu.
Hatırlıyor musun,
Bir gülüşe sığdırmıştık koskoca hayatı?
Şimdi o gülüş,
Eski bir fotoğraf gibi soluk.
Bakmaya cesaret edemiyorum,
Bakarsam dökülürüm diye.
Bir yaprak daha düştü içimden,
Rüzgâr adını fısıldadı.
Ben sustum.
Çünkü bazı isimler,
Söylendiğinde kanar insan.
Yorgunum…
Ama uyumaktan değil,
Anlamaya çalışmaktan.
Neden giden hep iz bırakır da
Kalan hep toparlamak zorunda kalır?
Bir yaprak daha düştü içimden,
Sonbahar değil aslında,
Bu bir iç mevsim.
Takvimi yok,
Takati var sadece.
Ama bak…
Hâlâ ayaktayım.
Her düşen yaprağın ardından
Bir dal kalıyor geriye.
Belki kırık,
Belki çıplak
Ama hâlâ hayata tutunuyor.
Bir gün,
Bu içimdeki sonbahar da geçecek.
Toprak kabul edecek düşenleri,
Ve ben…
Eksildiğim yerden
Daha sahici bir baharla
Yeniden filizleneceğim.
Çünkü her yaprak düşüşü
Bir veda değil,
Bazen
İnsanın kendine bıraktığı
Sessiz bir sözleşmedir.
Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 12:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!