Bazen gitmek düşer bahtımıza, yol ayrımlarında durur bekleriz yönümüzü tayin etmeye çalışırız, içimiz sızlarken çok kalay olmaz gitmek. Geride bırakılan kişi ruhumuzu besleyen kişi ise eğer daha da zorlaşır her şey.
Gitmek ve kalmak arasında sıkışır kalırsınız. Mantık git ardına bile bakma der. Ama yüreğiniz elvermez gitmeye. Aslında bilirsiniz kalmak daha çok yaralayacaktır sizi, yine bilirsiniz ki ruhunuzu besleyen damarınızı koparıp atmak olacaktır gitmek.
Eğer göze alabiliyorsanız ruhunuz, yani ‘‘o’’ olmadan yaşamayı gitmek en doğrusudur.
Ve o gidiş bir şarkıdır aslında uzun zamandır kendi içimizde mırıldanarak söylediğimiz. İçinde ayrılık notalarıyla bezenmiş bir veda şarkısı.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Gidebilir miyim?
kelimeler lal..anlar sus kaldı..yürekten kutlarım şaiirem...
seni okumayı özlemişim
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta