-Güneş herkesle konuşuyor yine!
Rotasını limanına döndüren gemiler, deniz kıyısında ki evler, bahara merhaba demeye başkaldırmış çiçekler, yosunu kuru ağaçlar, yemini ağlamaklı gözlerle bekleyen balıklar ve balıkçılar... Gökyüzü tüm maviliğiyle kucak açıyor çiçeği burnunda misafirlerine. Bir benimle konuşmuyor güneş, bir tek benimle kucaklaşmıyor gökyüzü. Damı tüten aşıklar, efendiliğinden ödün vermeyen seyyar satıcılar, profesyonelce bisiklet süren yaşlılar ve diğerleri. Herkesin yüzünde taze bir tebessüm, tavşan samimiyeti bakışlar, boncuk boncuk gamzeler, fırından yeni çıkmış sımsıcak tokalaşmalar... Bir ben yakışmıyorum bu deniz kenarına! Kirli sakalı bulutlarım, hırçınlık akan tavırlarım, amatörce sağa sola çarpmalarım ve dizimi, dilimi kanatmalarım.
Bir benim suratım da eksilmeyen somurtmalarım, derinliklerinde şimşek çakan bakışlarım, yarım yamalak kesilmiş sakalarım ve cebimden çıkmayan ellerim...
Herkes hüzünlü bu deniz kıyısında, herkes üzgün...
Bir tek ben mutlu, bir tek ben sevinçli...
#Hasan_Akkuş
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta