sandığın gibi aziz değilim.
yanlışımı gizlemene gerek yok.
hüznünü zaten saklayamazsın.
bu benim gerçeğim.
çok uzaklara gitsem de
kuşların her dönüş mevsiminde
ben de sana dönmekteyim,
ağaca takılan uçurtma misali
ayrılamayıp dallarından.
evet, sandığın gibi aziz değilim.
yanlışımı gizlemene gerek yok.
ne istersen söyle ve pamuk gibi hafifle.
artık kaçmayacağım,
rüzgâr bile ses çıkarmayacak,
başımı kapüşonumun altına saklayacağım utancımdan.
bitsin bu paniklemeler yüreğimdeki.
kulaklarımın duyması gereken ne varsa duysun.
ne yazık ki sandığın gibi aziz değilim.
yanlışımı gizlemene gerek yok.
bitimsiz kahır olsun alnımın ortasında.
bir şeylerin üstesinden gelmek korkunç,
nar ağacı kuru ayazda ağlarken.
kırılsın kötümser hayatımın dümeni
ve ıslak bir tahta bankta kalsın yalnızlığım.
belki de bir şans verilebilirsin bana,
hak etmesem de.
aziz olmamı beklemeden,
sonuncu, en sonuncu, onun da sonuncusu olarak.
hissediyorum,
tavşanın suyunun suyu
ne yapayım ben böyle huyu diye düşündüğünü.
sana duyduğum sevginin sınırsız olduğunu anladım artık.
belki de bu yüzden bir şans daha verilebilir bana.
bir çemberi kaldırmaya çalışırken bin bir zorlukla ben,
hapsolduğum çemberin etrafını
daha büyük çemberlerle çevirme ne olur.
hadi, her şeyi geri çevir!
önce kum saatinden başla!
sen de geri gel, cesaretle!
gönlünü son kez bana çevir!
kaybolsun tüm bulanık düşünceler!
dünyanın zorluklarına birlikte göğüs gerelim.
ardından çimlere uzanıp gökyüzüne bak!
sözlerini unuttuğum bir şarkının melodisini benden dinlerken.
Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)
Kayıt Tarihi : 28.1.2025 01:55:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)