Bir ömür verilir sadık bir söze,
Yıkılır bir anda, yaş dolar göze.
Çiğ süt emmiş beşer, güvenme öze,
En derin yarayı en yakın açar.
Elde eldiven yok, zırh kalmış bak ki,
Mazi yükü ağır, sitemdir hak ki.
Dost denilen hançer, sarsılır ak ki,
Vefasız olanlar menzilden kaçar.
"Yapmaz" deme sakın, yanılırsın hep,
İhanet sinsi bir, yılan bin sebep.
Edepli sanırsın, hani ya edep?
Çıkarı bitince, maskesi düşer.
Zamanla örülen o yüce duvar,
Sinsi bir darbeyle yerle bir olur.
Gönülde sönmeyen sitem közü var,
İnsan bu dünyada kuldan soğur.
Bir kere kırıldı ruhun kanadı,
Göklerde süzülmek hayalmiş meğer.
Duyulmaz kimseye kalbin feryadı,
İçteki sessiz ah, dünyaya değer.
Gördüğün o sahne, o soğuk bakış,
Güvenin bittiği yerdir aslında.
Hayat dedikleri çetin bir yokuş,
Yalnız yürürsün yolun sonunda.
Sakın ha aldanma tatlı dillere,
Güllerin içinde diken gizlidir.
Savrulur umutlar esen yellere,
Kırılan kalplerin izi bellidir.
Geçmişin yükü bak, ağır bedene,
Dizlerin dermansız, başın dumanlı.
Söz verip de hemen geri dönene,
Dünya bir zindandır, her yer fermanlı.
Öğrendi bu kalbim, geç olsa farkı,
Dönmüyor artık o sevdanın çarkı.
Güven sırça köşktür, sustu bu şarkı,
Zaman her yarayı kanatıp açar.
Sonunda anlarsın, her şey bir sınav,
Güvenmek en büyük risktir bu çağda.
Garip Murat der ki; olursun bir av,
Kurtuluş ararsın bu kör tuzakta.
Kayıt Tarihi : 22.2.2026 11:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!