Bir Olanın İzinde – Uzlaşma Çağrısı
Bir olanı arar insan,
isimler değişir, öz değişmez;
Allah der biri,
Tanrı der diğeri,
kimi susar,ama bilir.
Özde bir çağrı vardır:
Kibre kapılma,
zulme boyun eğme,
yaratılanı incitme.
İnanç, bir hükmetme aracı değil,
bir arınma yoludur aslında.
Ama insan…
dokunduğu her şeyi
ya yüceltir
ya da kirletir.
Dinler doğdu,
yollar çoğaldı,
ama yön birdi:
Hakikate varmak.
Sonra eller karıştı araya;
çıkar konuştu,
iktidar şekil verdi,
korkular duvar ördü.
Ve aynı kaynaktan doğan sözler
birbirine düşman edildi.
Oysa
bir çocuğun gözünde din yoktur,
bir annenin duasında ayrım yoktur,
bir mazlumun çığlığında mezhep sorulmaz.
Öyleyse çözüm
yeni bir din kurmak değil,
eski hakikati hatırlamaktır:
İnançta zorlama yoktur.
Hakikat, baskıyla değil
idrakle kabul edilir.
Hoşgörü bir lütuf değil,
insan olmanın gereğidir.
Uzlaşma zayıflık değil,
bilincin olgun hâlidir.
Dinler arası diyalog
bir tehdit değil,
hakikatin farklı aynalarda
kendini seyretmesidir.
Ve insan,
şunu öğrenmelidir artık:
Kendi inancını yüceltmenin yolu,
başkasını küçültmek değildir.
Çözüm;
adaleti merkeze almak,
merhameti çoğaltmak,
bilgiyi kirden arındırmak,
ve her inancı
özgür bırakmaktır.
Çünkü bir olan,
tek bir kalbe değil,
bütün varlığa aittir.
Ve belki de
en büyük ibadet şudur:
Birbirini anlamaya çalışan
insanlar olmak…
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 21:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!