Çoğu yazarlar, yazım konularının kavramını edinememiş olmanın yüzeysel oluşu ile yazısını; ”bende yazdım, oldu bitti”; demenin basitliği ile ele alıp yazarlar. Elbette bir konu her çeşitli yönleriyle yazarlarca bilinmez olacaktır. Bu her zaman ve mutlaka mümkün olacak kaçınılmazlıktır da. Ancak bir yazar da, en temel düzlemde; yani kendi yazım konusunu hiç değilse günümüzde olacak şekilde en temel düzlemiyle de bilir olması lazımdır. Bu temel düzlemden, kalkılışla bir şeyleri doğru veya eğri, tartışılır bir şekilde söyleşilebilmelidir. İddialı bir düşün yazısı okuduğum zaman, çoğu gördüğüm odurki; geçmiş yüzyıllarda kalmış, geri düşünceli insan proto tipli makaleler içindeki, bir aydın tipi ile karşılaşmamalıyım.
Bir ilkokul düzeyini aşmayan anlamanın ağdalı, ilişkisiz ve sağlıklı dayanakları olmadığı için sağlıklı çıkarımları da yapılmamış düşünme içinde olmaktadır yazarlar. Kitlelere açılan yazarlar, sırf ben de yazabiliyorum, diyerekten yazmamalıdırlar. İnsanların, yazar olması ile yazma fobisini tatmin etmek istemelerini, aynı düzlemde görücülü olaraktan ortaya koymamalıdırlar. Ele alınan konu başlığının içlemindeki anlatımlara dayalı, dinli imanlı, ahlaklı akıla gelenin rast gele andırışlarını, makale diyerekten, giriştirmesini yapmamalıdırlar.
Söz gelimi konu olaraktan bir “kültür kavramını” işler oluşu ele alalım. Bir de çok sığ ve bilmezlik düzlemi olan “yozluk” kavramını, kültürle ilişkileyelim! Burada benim vurgulamak istediğim 'yozluk' sözcüğünü, yazarların kendi abur cuburcu günlük dildeki anlamıyla yazım konusu makale edebilmesidir! En temel basitçi düzlemde dahi konuyu bilmez oluşlarıdır. Ama bizim bilmez yazarımız, 'yozluğu' bir inanç sapkınlığı, bir anane sapkınlığı diyerekten, kültür yozluğu yapıp kendi sığlığını gösterebilmektedir. Böyle olunca da, her türden kuşkucu oluşturmaları, yozluk sayacaktırlar. Gelişmenin köküne kezzap suyu dökecekler. Böylece de kendilerince bir aydın olmanın sorumsuzluk şiarını taşımış olacaklar! Elinizin altında böylesi bir sürü yazı vardır.
Böylesi bilmezlikle, hatta çok yaygın olan çoğunlukla, sıfır bilişmelere denk düşer olmalarını bile, bu tür yazarlar doğru bildiklerini sanar olanın, bilmezliğiyle, biliyormuş gibisine, düşün hayatımıza yol vermek istemesine, ben yozluk diyorum. Değilse bir sokak kültüründeki, kişiler arası olacak, gel geç modacı ve kendi aralarında kendi aitleşme, haberleşmesi olan, dil kullanımını; toplum kültürü saymak gibi kapasitifsizleşme içinde hiç olmayacağım.
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta