Latif bir el dokundu kaderin akışına,
Bir cemre düşüverdi zulmün zorlu kışına.
Rahmet tomurcuğunun patlama dönemiydi,
Tavda olan demirin dövülecek demiydi.
Bir zorba tünemişti bir zamana müptela,
Hakka tecavüz eden, hakkın önünde bela.
Harami hazinenin başına oturmuştu,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



