Bir kır papatyası, masum ve sade,
Güneşe merhaba der, sessiz, edalı.
Toprağın bağrından fışkıran bir ak bade,
Açar gönlümüze, ne hoş bir hali.
Senin gibi nazlı, gönlü utangaç,
Dostluğun sırrıdır, her bir yaprağı.
Sana bakınca güler, içimden bir ağaç,
Sensin bu dünyanın en nadide çiçeği.
Sevda fısıldar rüzgar, esince narin,
Kaderin elinden kopmuş bir hediye.
Aşkınla beslenir, her gün, her yarın,
Gözlerimde açar, eşsiz bir gaye.
Seninle yeşerir, gönlümün bağı,
Baharın müjdesi, her bir goncası.
O kır papatyası gibi bu sevda ağı,
Hiç solmasın, bitmesin, en yüce duası.
Dünyanın kahrına aldırmaz o hiç,
Kalbi temizdir, bilmez hileyi.
Büyük sözler bilmez, gelmez ihtirasla,
Sade bir tebessüm, yeter dileyi.
Elbet bir gün solar, koparılır dalı,
Ama ruhumuzda eseri kalır.
Sen benim ömrümün en değerli malı,
Papatya hep aşkı bize anlatır.
Fal açar, sorarız her bir yaprağa,
Gönlümüz düşmesin dipsiz bir dağa.
Sonunda tek sözdür çıkan dudağa,
Korkma ey sevgili, o seni seviyor!
Gerek kalmadı ki o kuru fala,
Gönlümün gerçeği, sözümde kala.
Papatya simgedir, ömür boyunca,
Sen benim her şeyim, aşktaki en saf.
Bir efsane değil, bir hakikat bu, gör,
Papatya aşkına yazılmış bir destur.
Gönlümüzden taşan o ilahi nur,
Sevdim seni kır papatyası, hür ve özgür...
Kayıt Tarihi : 5.12.2025 13:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!