Gecenin ağlayan yüzünü gördün mü hiç
Gördün mü hiç karanlığın ihanetini
Ayak seslerin
Yağmur damlalarını
Çiğnedi mi inatla
Seni hiç kucakladı mı rüzgar
Yalnızlığın içinde
Yürüdün mü sessizliğe
Suskunluğu kana kana içerek
Ve yudum yudum yaşadın mı tükenişi
Ayrılığın kara-kapkara ve maskara gözlerinde
Bir keskin bıçak gibi kesip geçti mi
Anıların
Sokak fenerlerini
Kaldırımların serkeşliğinde
Bir ağıta döndümü hayatın gam girdaplarında
Değirmen taşı gibi yalpaladı mı gerçeklerin
Un ufak öğüttü mü
Kader seni zamanın yontusunda
Dur artık
Dur da bak Allah aşkına!
Geride
Yok oluştan başka ne kaldı
Sanma ki bu yürüyüş
Gider bir sonsuz sevda bayramına
Saçlarının her teline ölümün harflerini
Toka yapmışken zaman
Çok yakınına gelip oturmuşsa
O bizi ebediyen ayıracak an
Gözlerimdeki çaresizlik
Ve esaret
Senden sonraki hayatın
En acımasız yanlızlık kuyusunda
Bir burgu gibi
Yok ederken benliğimi
Anlatamam
Ağlayamam
Affet güldüremedim diye seni
Acı gülüş diye duyardım
Dudaklara yerleşen hüzün resimlerini
Şimdi
Görüyorum
Ve dokunuyorum parmaklarımla
Her sabah
Her saat
Ve yaşadıkça muvakkat
Dur artık
Yolun sonundaki menzil bu
Ve bekliyor bizi ayıracak
O sonsuz uyku
Artık ne susku
Ne sorgu
Ne korku
Zira senden sonrası yok ki hayatın
Ben yaşamak istemedikten sonra.......
Sonra.....
Kayıt Tarihi : 19.12.2008 20:05:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!