1-mumyalanmış bir kente ilk ziyaret
bir seher vakti geldim bu beton kente
kara bulutların ağdığı sokaklar bomboştu
gökyüzü anlamını kaybetmişti birkaç asır önceden
bütün yıldızlar sis olmuştu birer birer insanların zihninde
güneş de
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Ne yazık ki hâlâ kentlerimiz mumyalı...
Hala evler birer leş yuvası değil mi bu beton çağın beton kentinde?
Bence ne nostalji, ne de protest tarz bu. Ara sıra düşündüğümüz ama dile getiremediğimiz düşünceler, duygular değil mi? Biz de (çoğu zaman itiraf edemesek de) böyle düşünüyoruz diye nostalji mi yapıyoruz; protesto mu ediyoruz?
Bu şiir protest tarz mı sayılmalı, nostalji mi var?
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta