Sancılı bir doğuma daha gebeydi tan yeri
Sabahın kulağına ilk ezan okunurken
gün doğumunda
Bir gecenin daha boynunu vururdu cellatlar
Işıktan kılıçlarıyla...
Saplanırdı karanlığın bağrına
güneşin mızrakları birer birer..
Kuş çığlıkları yankılanırdı semâda
Günün ilk ezanını dinlerken
sabâ makâmında
Can çekişen geceye
neden selâ verilmez, diye
düşünüp dururdum efkârla.
Herkes kendi dostuna yanardı tabii
Sigaramın benim için yanıp,
tükettiği gibi kendini.
Ben de tüketirdim ömür torbamdan
bir gece daha.
Umarsızca...
Ben mi geceleri tüketirdim
Yoksa geceler mi beni acaba ?
Yeni bir güne başlardım hışımla
Bir gün,
ve bir gün daha...
Durup düşünmeden,
Bol keseden harcardım cömertçe
Hıhh...
Bazen üstü kalsın dediğim bile olmuştur hayata
Geriye ne kadar kaldı sahi?
Kaç gün,
kaç gece
Kaç mevsim?
Ey takvim, söyle bana
Kim bilir belkide
bir kelebeklik ömür yalnızca
AHMET YILDIRIMTEPE
Ahmet YıldırımtepeKayıt Tarihi : 28.1.2021 09:52:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!