Gönlüm ufuktaki yalnızlığımı gördü,
sen bulanıklaşıyorsun artık gözümde..
Buğulanmış cama çarparken yağmur damlaları yazdığım adın yok dilimde!
Ayrılık zamanının hangi köşesine sıkıştı benliğim hatırlamıyorum;
İşine gelmeyen buluşmalardan kaçışların var aklımda..
Çam diplerinde petunyaları kuruturken ellerimde..
Alışık olmadığımda ya da utancımdan yüzüne bakamazdım oysa,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




..Ay ışıklarıyla yıkanmış gözlerimin mızmızlaştığı cümlelerin yoktu senin,
kulağının arkasına fısıldanamamış güzel kelimeler biriktirdim ben sana;
geride bıraktığın yalnızlığının duyduğu kelimelerdi.. harika bir eser meydana getirmişsiniz üstat, kaleminize sağlık, güzide eserlerinizin devamını dilerim... saygılar
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta