Şimdi,
bir İzmir akşamının
tam ortasında oturmuş,
batırmışım güneşi de...
Sesler geliyor kulağıma
çığlık çığlığa bir kadın,
Bir ayak sesi duymayayım
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum
Devamını Oku
Kapıya koşuyorum
Gelen sen misin diye
Bir siyah saç görmeyeyim
Yüreğim burkuluyor
Ağlamaklı oluyorum




Uzun bir yürüyüşün saniyeler aldığı,hiç gitmek istenilmeyen yerlere otobüslerin hemen geldiği, ezanın bir firarı sonlandırdığı zamanların kırık melodileri kaldı içimde...
Acılarıma ve anılarıma ince bir sızı ekledi şiirin.
Saat Kulesini süslemişler ışıklarla, akşamın alıcı bakışlarıyla parlaş gözlerde... benim gözlerim görmez sensiz parlaklıkları da.. varsın başkaları resmetsin göz bebeklerine ışıkları.... Karşıyakanın denize vuran ışıklarından göz kırparsan bazen, yada Konak Meydanında bir arnavut kaldırımına düşersin ayak altına... basmasınlar üzerine ... gül olup açarsan bir gül bahçesinde Narlıderede... koparmasınlar seni... seni sakınırken her yerde kendimden bile.. şimdi uzaklarda kim bakar gözlerine, düşersen kim tutacak ellerinden, kim avutacak kederini, kim silecek gözyaşını... ahhhh sen gideli şehir puslu, bulutlar amansız vermiyor günü yüzüme... İzmir sensiz İzmir değil gözümde... bıraktım başkalarına bu şehri.. dolaşıyor arnavut kaldırımda ruhsuz bir beden... sensiz tanımaz izmiri.. dön desem..
Yüreğinize sağlık..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta