İçinde adını koyamadığın korku
Kelebeğin cilvesine dokunan aşk
Ve susuzluğu öylece karşına alıp
İçemediğin kana kana
Bir tını yere dökülen suyun sesinde
İçinde binlerce ayrılık
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Elbette o karanlığın bir aydınlığı olmalı, değil mi...
Hasret ve bekleyişler adına yazılmış çok güzel bir şiir okudum değerli kalemden. İçten ve akıcı bir anlatım okuyucusunu sarıp uzaklara götürüyor doğrusu. Kutlarım şaireyi ve bu güzel şiirini...saygıyla
Korkulara, yalnızlıklara, özlemlere, hüzünlere ve aşklara nazenin ibrişimler
sermişsiniz.Işıkların her dem ay ışığı gibi korkusuz, dertsiz olsun.Kalemin daim olsun.
Işığınızın ve ilhamınızın sürekli var olması temennilerimle şiirinizi ve sizi tebrik ediyorum Canan Hanım. Yüreğinize sağlık. Saygılarımla...
' Bir ibrişim bul
Sıkı sıkı bağla güneşi
Işıksız kalma…'
Elinde mi şairem? Elinde değil ki. Karanlıklar hep ışığı kovarlar
Kutluyorum, hoşça kalın.
zaman içinde sevgiler karşılık bulmasada şiirler her zaman güzel anlamlı yerini bulu.çalışmalarında başarılar diliyorum değerli arkadaşım.
koparıldıkça azalan takvim sayfalarında uzayıp giden özlemler. Su birikintisinden damlamaya zorlanan damlacık, düştüğü yerde birikerek çoğalan hüzün. özlem ve hüzünle büyüyen yalnızlıklarla devam ederek kararan günler. bir umut rüzgarı esse, bir kıvılcım çakarak aydınlık saçılmaya başlasa, güzel günler resmi geçide dursa dizi dizi. Umut... Aydınlık... mutluluk... İbrişimle bağlasak güneşi, hep aydınlık yaşansa... yüreğine, emeğine sağlık.
Bir ibrişim bul
Sıkı sıkı bağla güneşi
Işıksız kalma…
finali böyle büyük yapmak bir bütünlük sağlamış şiire yüreğinize sağlık.
Güneşi bağlamak ibrişim ile kaçan giden hayallerin ümitlerin ardından. yüreğiniz kabarmış kutluyorum sizi.tam puan + antoloji diyor selamlıyorum sizi ve güzel şiirinizi.++
Gayya kuyusundan bir ses geliyor şiirleşmiş ..Tüm birikmiş hüzünler düşünce üzerine düşünceye dalarak tefekkür halinde düşmüş beyaz sayfaya.....
Akla ve mantığa sığmayan yaşatılan, yaşattığımız yaşam deneyimlerinin sesini çekiyor tam farkındalıkla kuyudan şair ....sevgi ipcikleri ibrişim sağlamlığında güneşin gücüne tutunsun istiyor ,istiyor ki hep sevgide kalalım ......Sevgili Canan şiirini baktığım pencereden taşıdığı anlam nedeniyle çok çok beğendim .. Kutluyorum düşünceni ve şiirini..hep ışık olsun ...
BEĞENEREK OKUDUM YÜREĞİNİZE SAĞLIK EMEĞİNİZE SAĞLIK ON ANT
Evet evet! Duyguların ibrişimle örülüşü ve şiirin içini dolduruşu, şiirin ayakta duruşu çok anlamlı. Sabahın bu saatinde güzel bir şiir okuyorum. Özveri, etik, erdemlik dolu dolu. Gönül sesi oldukça rahatlatıcı. zevkle ve dikkatlice okudum. tam puan +ant. tebrik ederim. selam olsun.
Bu şiir ile ilgili 40 tane yorum bulunmakta