'İliklerine işlemişti, hayli yüklü derdi,
Zavallıca görünürdü, her yanı keşmekeş
Zaten -Günyüzü görmedi- demeleri
Boşuna değildi'
Şimdi kalk doğrul ve bak gözlerime
Ve sonra uzat ellerini ellerime
Sana bir masal anlatacağım
Gül kırmızısı akşamlardan
Gök mavisi denizlerden
Zifiri karanlığın aynasından
Gün bildiğin gibi değildi
Güneş bir tuhaf doğmuştu üzerimize
Ay, yıldızlar, fezanın alacakaranlığında
Zamana meydan okurcasına
Kapkaranlık bir dünya yaratmaktı
Asıl niyetleri.
Rüzgar, kar, yağmur
Olanca şiddetiyle...
Bütün huysuzlukları üzerlerindeydi
Anlayacağın
Ansızın bir güne dönüştü Ahval-ı alem
Her şey toz pembe,
Işık yaydı güneş bütün görkemiyle
Rüzgar hafif, kar yumuşak,
Yağmur çisil çisil...
Sonra ay belirdi gökyüzünde
Ardında yıldızlar
Geceye kutlu bir görev yüklendi
Gizlice...
Doğa her şeye anlamsız yine
Önce bir gürültü kopuyor
Sonra ortalık toz duman,sanki zahme
Ve insanlar suskun, insanlar biçare
İnsanlar kırgın doğaya
Önce bir köşeye büzüldüler
Sonra kıvranıp durdular sessizce
Her şeye boyun eğdiler
Ve hal-i intizar'a çekildiler
Uyanıverdi sonra uykusundan
Mahmur, nahif...
Gözleri gözlerine baktı
Anlamsız, şaşkın
Ve kaldırdılar ellerini fezaya
Dua ile hamd ile
Ve sarıldılar sonra birbirlerine
Sevgi ile aşk ile
Kayıt Tarihi : 29.4.2006 23:06:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!