Bir gün beni arayacaksın.
“Kızıyordu, çocuk gibi küsüyordu ama bana kıyamıyordu;
çünkü beni,
kimsenin sevemeyeceği kadar çok seviyordu.” diyeceksin.
Ne yaparsa kendine yapıyordu.
Kırıldığında,
kırgınlığını anlatabilmek için çaba gösteriyor ama ben ona kördüm, diyeceksin.
O beni istediğini,
özenle kurduğu cümlelerle anlatırken ben ona sağırdım, diyeceksin.
Öyle güzel bakıyordu ki;
her bakışı aşktı,
her sözü sevgiydi.
Ben onu bile bile,
acımasız bir katil gibi ölüme ittim, diyeceksin.
Öldürmekle yetinmedim;
kendi ellerimle kazdım mezarını.
Öyle derin kazdım ki bir daha hiç çıkmasını bile istemedim, diyeceksin.
Kimsenin beni babam gibi şefkatli,
abim gibi koruyucu ve eşim misali aşkla bakıp özenle sevmesine alışık değildim.
Bu yüzden de sevgisini hiç anlamadım diyedeksin.
O beni en güzel şekilde severken,
Ben ona son sözümde, “Saplantı oldu bu aşk sende.” dedim, diyeceksin.
Ölürken bile son gördüğüm sen ol;
sen vur sehpaya ve gözlerim gözlerinde olsun.
Son nefeste bile beni sevecek kadar çok sevdi, diyeceksin.
Çöllerin bir damla yağmura hasreti gibi hasretti bana.
Ben ise bile bile,
güneşin çöldeki toprakları kavurduğu gibi yüreğini kavurdum, diyeceksin.
Başka kollarda huzur aradım,
başka omuzlarda ağladım ama kimse bana onun gibi huzur veremedi.
Kimse gözyaşlarımı öperek silmedi, diyeceksin.
O bir damla gözyaşıma kıyamazken,
onun yerine koyduklarım gözlerime yağmur bulutu yükleyip arkalarına bakmadan gitti, diyeceksin.
Ben üşürdüm, o donardı.
Ben yanardım, o kavrulurdu.
Ben ağlardım, o gözyaşımda boğulurdu.
Ben bende değilken bile o hep bendeydi, diyeceksin.
O ben diye ölürken bile onu görmedim.
O, “Son kez sesini duyayım.” dediğinde ben onu duymadım, diyeceksin.
O beni tutkuyla seviyordu.
O bana hep iyi geliyordu.
Yaralarımı aşkla,
özenle sarıyordu ve ben bir tek onun sevgisiyle iyileşiyordum, diyeceksin.
O benden sadece sevgi dilendi,
ben ise her zamanki gibi kapıyı yüzüne kapattım.
Onun tüm yolları bana çıkarken ben onun yollarına duvar ördüm.
Sonra arkama bile bakmadan gittim, diyeceksin.
Yine de kızmadı bana;
çünkü o benim mutlu olmamı istedi.
Hep gülmemi istedi.
O benim iyi olmam için nefes nefese çaba gösterirken bile çabasını görmedim, diyeceksin.
O beni hece hece şiirlere sığdırırken ben kendimi satır aralarında aradım, diyeceksin.
Ona bu dünyada yapılabilecek en büyük acımasızlığı;
O beni istediğinde iterek,
O benim onu görmemi istediğinde görmeyerek,
O benden sevgi beklerken vermeyerek,
Ona yapılabilecek en büyük kötülüğü, onu hiç sayarak yaptım, diyeceksin.
Ve şimdi çok arıyorum;
ama o, dönüşü olmayan bir yola benim yapmadıklarım yüzünden girdi, diyeceksin.
Bir gün beni,
Sana olan sevgimi hatırladığında,
yüreğin yanarken ve gözünden süzülen yaşlar, yüreğindeki yangını söndürmediğinde arayacaksın.
Ve işte o an,
adımı dilinle değil,
yüreğinle fısıldayacaksın.
Ama ben artık,
duyulacak bir ses değil,
hatırlandıkça can yakan hir sessizlikte olacağım.
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 18:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!