Keskin bakışlarıyla, demir dağları büken,
Bir gençlik istiyorum, dâvâda mihenk taşı.
En giriftar sualin, yapı taşını söken,
Bir gençlik istiyorum, dimdik doğrulsun başı.
İmanı fışkırmalı, her uzuv zerresinden,
Güneş hicap duymalı, alnında haresinden,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kızılelmaya yürüyecek ne lider var nede peşinden gidecek millet olarak rabbenacı hepbanacı olduk heyecan yok.fedakar insan deli oldu v.s. vesselam.gardaş derdimiz boyumuzu aştı ya Allah sonunu haravesile kılar inşallah diyelim yinede umudla bekleyelim şiirinizi begenerek okudum.Teşekkür ederim.Kaleminiz susmasın selam ve saygılar
Tam puanla kutluyor, listeme alıyorum
Üstat yüreğinize sağlık.Kutluyorum.Saygılar.
Gök kubbeyi sarmalı, narası sayha sayha,
Tarihler zaferini, yazmalı sayfa sayfa,
Makberi’nin kabrine, mutlaka olur şifa,
Bir gençlik istiyorum, nûr saçmalı naaşı…
Makberî – Ahmet Akkoyun……..28/08/2009…..22:25..İst
Ahmet Akkoyun saygıdeger ağabeym hepimizin istegi böyle bir gençlik inş yeni nesil geliyor yeterlki biz evlatlarımızı küfrün tuzagından koruyalım ve ümitVAR OLALIM İNŞ
Keskin bakışlarıyla, demir dağları büken,
Bir gençlik istiyorum, dâvâda mihenk taşı.
En giriftar sualin, yapı taşını söken,
Bir gençlik istiyorum, dimdik doğrulsun başı.
HAYALDE KALMASIN UMUARIM
İSTEKLER GÜZEL ŞİİR GÜZEL
BAŞARINIZIN DEVAMI AHMET BEY
KUTLARIM.
bende istiyorum....yüreğinize sağlık...tebrikler...teşekkürler...
İnşallah bu isteğinizi hepimiz istiyoruz ama böyle gençlik sanki zor bulunur gibi.
Kaleminiz sağlık.Tebrikler.
Necip Fazıl'ın lezzeti var dizelerde..Kutlarım..
Kur'an kendi yolunu çizmiştir. Orada Allah'ın insandan ne istediği bellidir.
Kur'ana duygusal yaklaşmadığımızda Allah'ın bize göserdiği yol ortaya çıkar.
Kur'ana duygusal baktığımızda, kur'anı tarihin gölgesinden okuruz ki, asla onu anlayamayız.
Şiirin bu duyguları yaşattı bana.
Çalışmanı kutlarım.
bulursan haber ver ozanım. ellerini öpmek isterim.tebriklerimle selam vedua.
Bu şiir ile ilgili 13 tane yorum bulunmakta