Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik dostların gönlü olsun,
ne olur sabahı et bir gececik.
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
kör olsun şeytan bir gececik.
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Devamını Oku
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Tasavvuf deryasına dalmış bir Hak âşığıdır. İlmi, teşbihleri, sözleri ve nasihatleri bu deryadan saçılan hikmet damlalarıdır. O, bir tarikat kurucusu değildir. Yeni usûller ve ibadet şekilleri ihdâs etmemiştir. Ney, dümbelek, tambur gibi çeşitli çalgı âletleri çalınarak yapılan törenler ve âyinler, Hazret-i Mevlana’nın vefatından 3-4 asır sonra meydana çıkmıştır. Halbuki o, ney ve dümbelek çalmadı. Dönmedi, raks etmedi. Bunları sonra gelenler uydurdu. 47 binden ziyade beytiyle dünyaya nûr saçan Mesnevî’sine, her ülkede, birçok dillerde şerhler yapılmıştır. En kıymetlisi Mevlana Câmi’nin kitabı olup, bunun da şerhleri vardır. Türkçe şerhlerinden, Ankara vâlisi Âbidin Paşanın şerhi çok kıymetlidir. Âbidin Paşa bu şerhinde, ney’in, insan-ı kâmil olduğunu ispat etmektedir.
Mevlevîlik, cahillerin eline düştüğünden, bunlar ney’i çalgı sanarak, ney, dümbelek gibi şeyler çalmaya, dönmeye başlamışlar. İbadete, İslam dininin yasak ettiği çirkin şeyler karıştırmışlardır. Hazret-i Mevlana, bırakın ney çalmayı, oynayıp dönmeyi, yüksek sesle zikir bile yapmadı. Nitekim Mesnevî’sinde diyor ki:
Pes zî cân kün, vasl-ı Canan-râ taleb
Bî leb-ü gâm mîgû nâm-ı rab.
Manası şudur:
O halde, Canana kavuşmayı, cân-u gönülden iste
Dudağını oynatmadan, Rabbinin ismini kalbinden söyle.
Bugün, bu tasavvuf üstadının türbesine sonradan konan çalgı âletlerini görenler, işin gerçeğini bilmeyenler, bu mübarek zatın çalgı çaldığını, bu aletlerin onun olduğunu zannetmektedirler. O hakikat güneşini yakından tanıyanlar, bunlara elbette itibar etmez. Zaten bu büyükler, şüpheli şeylerden kaçtıkları gibi, mubahları bile sınırlı ve ölçülü kullanmışlardır.
BU DİZELERE NE DENIR EYVALLAH DENİR
Mevlana'nın eserlerini yorumlayacak makama eremedik henüz :)
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.
Bu güzel şiirin videosu..
..
bir gececik uyuma ne olur..
şiir insanı nasıl içine alıyor......
ve yakarışı....gözlerimi doldurdu ....
Bir Gececik
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik dostların gönlü olsun,
ne olur sabahı et bir gececik.
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
kör olsun şeytan bir gececik.
Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.
Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.
Sofrandakiler dirilsin bir gececik.
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik ata bin, meydana gel.
Gönüller bir gececik rahat olsun,
göğüsler meydana dönsün bir gececik.
Yeniler giyinelim biz kulların.
Musa gibi sen bir sopa al eline.
Sopa bir anda elinde yılan olsun.
Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.
Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.
Mevlana Celaleddin Rumi
Her milletle barışık Celalettin'in Neftelayim adında Musevi bir dostu çıkar gelir günlerden birgün.Kızlarının anası hastadır.Çareler tükenmiştir.''Senin maneviyatın büyüktür Celalettin usta.'' der.
''Bir bakıver kurtar onu.O giderse herşey biter! ''
Celalettin
-Ben ne bilir ne anlarım hekimin bildiği fenden.Ama bir dostu kırmak olmaz.Deneyelim madem.
Şirin canıma gelsin sana gelen sancılar,
Gözümün nuru,kem gözler senden uzak olsun.
Bedenin sağlam olsun ay yüzlü güzel.
Yanımızdan eksik olmasın gölgen.
Gül bahçesine benzeyen yüzün;
O gönül otlağımızın yeşilliği,
Nasılsa öyle kalmalı mutlak;
Her daim taze,yeşil ve ıslak.. ' Mevlana Jalaleddin-i Rumi '
Bir Gececik
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik dostların gönlü olsun,
ne olur sabahı et bir gececik.
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
kör olsun şeytan bir gececik.
Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.
Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.
Sofrandakiler dirilsin bir gececik.
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik ata bin, meydana gel.
Gönüller bir gececik rahat olsun,
göğüsler meydana dönsün bir gececik.
Yeniler giyinelim biz kulların.
Musa gibi sen bir sopa al eline.
Sopa bir anda elinde yılan olsun.
Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.
Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.
Mevlana Celaleddin Rumi
Şu konularda daha fazla şiir: Ayrılık
puan
9,9
(112 kişi)
yaz | oku
Şiir Hakkında
'böylesi duygularla dolu olduktan sonra, bir an bile yeter bana. Ey Mevlana bir anlığına bile tanık olmak isterdim yüzünün aydınlığını görmeye, bir geceyse servetim olurdu ömrüme......'
Rumuz: Chandni
Şiir hakkında yazılmış 2 adet yorumu okumak için tıklayınız..
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi diğer şiirseverler ile paylaşmak ister misiniz?
Bu kutuyu bir daha görmemek için tıklayın
UYARI: Görüş bildirmek için Antoloji Üyesi olmak gerekmektedir ve Gönder butonuna bastığınızda duruma göre size şifre sorulabilir
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta